RSS Besleme

DENİZ AKSEKİ’YE SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ

Deniz Akseki, 1986 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız ?

1986 İstanbul doğumluyum.Sanata bir değil birçok yönünden bulaşmış bir ailemin olması ,beni bu alana yönlendiren en büyük etken.Babam üniversitede Sinema- TV okumuş,annem de uzun yıllar tiyatroyla ilgilenmiş.Küçüklüğümden beri sinema ve tiyatro kitaplarının arasında büyüdüm bu nedenle.İlkokulda şiir yazmayı ve resim yapmayı çok severdim.Lise yıllarında müzik,resim, edebiyat ve tiyatroya ilgim yoğunlaşınca,güzel sanatlar eğitimi almaya karar verdim.Başlarda resim okumayı düşünüyordum ama bir süre sonra fotoğrafa ilgim arttı.2005 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf bölümünü kazandım ve o dönemden itibaren fotoğraf hayatımın önemli bir parçası oldu.Şuan freelance olarak çalışıyorum.Bir yandan da kişisel fotoğraf projelerime devam ediyorum.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

Fotoğraf zamanın bitmek bilmeyen devinimine karşı,varlığın o anda orada olduğunu tek bir deklanşör dokunuşuyla anlatabilecek konumda olan tek sanattır.
.

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

5 yıldır aktif olarak fotoğraf ile uğraşıyorum.

 

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

Kavramsal ve kurgusal fotoğrafı kendime her zaman daha yakın buldum,bunun yanında moda fotoğrafıyla da son yıllarda ilgileniyorum.

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

Her günümü fotoğraf çekmeye ayırdığım söylenemez.Ama bu işi severek yapan bir fotoğrafçıysanız somut olarak çekmeseniz bile, zihninizde fotoğrafı düşünmeye,hatta fotoğrafı zihninizle çekmeye devam edersiniz.Bu benim için de geçerli.Zihnimde  fotoğraf düşüncesi ya da tasarımı yapmadığım tek bir gün yok.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Bu benim için gerçekten zor.Fotoğraf beğenme ve seçme konusunda kendime karşı çok acımasızım.İyi bir kompozisyona sahip olan  ve anlatmak istediğim duyguyu en iyi yansıtan kareyi iyi olarak nitelendiriyorum.

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

Tüm diğer sanat dallarında olduğu gibi,fotoğraf sanatını da ticari amaç güderek yapmak,onu asıl amacından ayırıyor.Bence sanat para,toplum ya da sanatın kendisi için değil,hitab ettiği,onu kendi zihinlerinde varedebilecek zümre için icra edilir bu şekilde de kendi devamlılığını sağlar.
Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

Bir fotoğraf ne kadar belgesel nitelikte olursa olsun,fotoğrafçının gerçeklikten koparıp ,kendi süzgecinden geçirdiği bir görüntüdür.Yani kurgulanmış birşeydir.Bu nedenle fotoğrafın gösterdikleri fotoğrafçının elindedir. Fotoğrafçı isterse,varolan bir durumu olduğundan daha abartılı gösterebilir,tabi bunun tam tersi de olabilir.Ben bunu doğruları ya da yanlışları göstermek  değil olanı farklı bakış açılarıyla  yansıtmak olarak nitelendiriyorum.Doğru ve yanlış kavramları çok kişisel çünkü.

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

Fotoğraf çekmeye ilk başladığım zamanlar bu konuda oldukça hassastım.Fotoğrafın resim olmadığını her fırsatta anlatıyordum ama beni rahatsız etmiyor artık çünkü  çok gündelik ve yerleşmiş bir deyim.Arkadaşınız benim resmimi çeker misin? dediğinde sizden istediğinin elinize kağıt kalem alıp resmini yapmak olmadığını biliyorsunuz sonuçta.

Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

Yaygın bir düşünce var dijital fotoğrafın fotoğrafçılığı öldürdüğü yönünde açıkçası buna inanmıyorum.Ben bu işe analog yöntemle başladım filmi ve karanlık odayı öğrendikten sonra dijital fotoğrafa geçiş yaptım.Karşılaştırma yaptığımda,kendinizi disipline etme ve temel fotoğraf tekniklerini öğrenme konusunda analog fotoğrafın tabi ki artıları var ama bu demek değil ki bu işe dijital fotoğraf makinaları ile başlayan insanlar daha az şey öğreniyor.Dijital makinalar artık heryerde ve fotoğrafa ulaşma süreci çok kolay bu nedenle eline makina alıp bir kaç çekimden sonra fotoğrafçılık yapıyorum diyen çok insan türedi, fakat dijital yöntemle harika işler çıkaran pek çok sanatçı da var.Hangisini takip ettiğiniz tamamen sizin seçiminize bağlı.
Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

Teknoloji tüm dünyada büyük bir hızla gelişiyor, fotoğraf da,  insan iletişiminde  büyük bir rol aldığı için teknolojiin bu değişim ve gelişim akımından belki de en çok etkilenen alanlardan biri.Dijital fotoğrafın yaygınlaşmasıyla  fotoğraf  hem daha hızlı ulaşılan  hem de daha çabuk tüketilen bir hale gelmiş durumda.Filmin kısıtlı alanı yerine  istediğimiz  zaman istediğimiz kadar  fotoğraf çekmemize olanak sağlayan küçük belleklerimiz var artık. Ben kendi açımdan düşündüğümde yapmak istediğim şeyi yapmama izin veren bir teknolojiye asla düşman kesilmedim ama bu iletişim bolluğu ve herkesin her şeye her an ulaşabilmesi özgürlüğünü sağlayan teknoloji,orjinalliğin yok olmasına neden olabiliyor.Bunun yanı sıra photoshop gibi programların yaygınlaşması ve haber fotoğraflarına kadar kullanılması  fotoğrafları  gitgide daha çok sorgulanmasına neden oluyor.Ancak kesin olan birşey var ki insanların fotoğrafa olan ilgisi son 10 yılda fazlasıyla arttı ve bu devam edecek.


Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

Kendi fotoğraflarım arasında bir en çıkarmak gerçekten çok zor.Ancak proje olarak “deliliği” anlattığım diploma projemin yeri benim için ayrıdır.

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

Bölümde ders aldığım bütün hocalarım çok değerli ve fotoğrafa tutkuyla bağlanan insanlar o yüzden hepsinden  teker teker çok şey öğrendim. Henüz benim yetiştirebildiğim kişiler yok ama elimden geldiğince fotoğraf öğrenmek isteyen arkadaşlarıma yardımcı olmaya çalışıyorum.

 

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler?

Nereden bakıldığına göre değişir bu durum.Bence yaptığı işle ilgili olan,o işi daha iyi yapabilmek ve ileriye taşımak için çaba gösteren kişiler olduğu sürece ortada bir sorun olmaz.

Reklamlar

About Barış KAYKUSUZ

Barış Kaykusuz gazeteci (foto muhabiri - muhabir). Üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde tamamladı. Eğitimi sırasında Gazi Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü Topluluğu başkanlığı yaptı. Bu süreçte birçok fotoğraf, kısa film ve belgesel projeleri gerçekleştirdi. Sırasıyla; Hürriyet Gazetesi'nde stajyer kent muhabirliği, Anadolu Ajansı’nda stajyer foto muhabirliği, Akşam Gazetesi’nde foto muhabirliği, Habertürk Gazetesi'nde kent muhabirliği, Gazete 5 haber sitesinde editörlük yaptı. Şuan Büyükşehir Basın Bürosu'nda foto muhabiri olarak görev yapmaktadır. http://about.me/bariskaykusuz/ http://twitter.com/bariskaykusuz/ https://bariskaykusuz.wordpress.com/ http://www.facebook.com/photojournalismtr http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: