RSS Feed

ŞAFAK TORTU’YA SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ
Şafak Tortu, 1952 yılında Zonguldak’ta doğdu. Zonguldak’ta yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız ?

         Sanatla olan uğraşıma 20li yaşlarımda karikatür çizerek başladım…kendimi tanımak, beğenilmek ve toplumdaki yerimi öğrenmek için çizdim…Son yıllarda fotoğrafın, bilgisayar ile yakınlaşması , beni  çizgiden alıp eskiden beri ilgi duyduğum  fotoğrafa doğru yönlendirdi..

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

         Zaman denen boş panoya,  renkli raptiyelerle  tutturduğumuz  anlardır…An’lar kendi kendine de oluşabilir, bizler de yaratabiliriz….

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

          10 yıl

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

         Kurgusal dalda denemeler yapmaktan keyif alıyorum…

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

        3-4 saat… Çekim, derleme ve büyük bölümü izlemeyle geçiyor

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

         Şatları zorlamamışsam, normal bir pozu riske atmamışsam, zaten iyi bir kare olmayacağını hissediyorum… Ekranda baktığım zaman  kompozisyondan çok duygusunu hissettiren bir şey yakalayabilmişsem, o zaman iyi olduğunu anlıyorum…..

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

          Para için çekim yapmadım hiç, ancak yapsaydım bile onu fotoğrafın ayrı bir dalı gibi  görmeye çalışırdım…

Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

           Benim  izleyip uğraştığım fotoğraf dalında;  fotoğrafın  “gerçekle” değil, “çekenin soru sormasıyla  ve izleyenin cevap araması” ile ilgisi var…

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

             Önemsemiyorum.. Kesin kural gözüyle bakıp, kızma-sorgulama hakkını kendimde göremem doğrusu…

Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

             Bence, bir dönüm noktası bu değişim…Birçok insan  yeniden canlandı, fotoğraf sanatı büyük şehirler ve büyük şehrin kişilerinden  genele indi , internet sitelerinde  geniş kitlelerle paylaşma şansımız oluştu… Her gün artan sergi ve yarışma sayıları  ile gelen canlılık hep bu değişimin ürünüdür…

Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

            “ Herkesin elinde bir fotoğraf makinesi ” sözünü sitem olarak söyleyene rastlamadım ,  sevinç duyarak ifade ediliyor bu tespit.. İlk günlerin “şablonlaşmış hatıra fotoğrafı çekme” anlayışı bile , daha estetik kaygılara bıraktı yerini… Kişilerin, değişik kareler yakalama endişesini fotoğraf çekerken görebiliyoruz… Son 10 yılda; fotoğraf,  yanında kültürü ile daha hızlı gelişme sürecine girmiştir.. 

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

             En son çekip  , paylaşmaya  değer gördüğüm en iyisidir…Yarın değişecektir…   

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

            Büyük kentte yaşamayışımdan beklide, yardım alabildiğim  kişiler şimdiye kadar olmadı…  Benden yardım isteyen olursa, bildiğimi anlatırım, ancak, yardım isteği gelmeden ben  kendim teklif etmem…

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler.

            FOTOĞRAFCILAR dünyasından bahsediyorsak eğer , “yalnızlığı tercih etmek” gibi çok basit bir formül ile giderilebilir bir olumsuzluk bu…

 

 

 

Son olarak çerçevesini sizin belirlediğiniz bir “fotoğraf” yorumu alabilir miyiz?

             Fotoğraf sohbetlerimizin çoğunda, photoshop’u kullanmanın neredeyse ayıp sayılabileceğini ima edenler ve hemen peşinden, elinde çok iyi bir fotoğrafı olduğunu ama bazı yerlerine dijital işlemler uygulanmasını gerektiğini anlatan,ve hatta bu işlemeyi  sizden rica edebilecek kadar  çelişkili insanlarla karşılaşabiliyoruz… Fotoğraf : “çekim”i  ve “ işlenerek baskıya hazırlanma” sı  ile bir bütündür , sanatçının seslendirmesidir diye düşünüyorum.. Dijital müdahaleyi gereken yerde abartmadan kullanmak  kadar doğal bir şey olamaz…Ben manipülasyon yada deforme  amaçlı olarak da kullanmayı da seviyorum, böyle keyif alıyorum böyle yapıyorum , beğenilip beğenilmeme riski ve lüksü sizlere ve bana ait… “Neden photoshop”  sorusu ile suçlama eğilimli  yaklaşımlara  klasik  bir cevap bile düşünmedim şimdiye kadar.. 

Reklamlar

About Barış KAYKUSUZ

Barış Kaykusuz gazeteci (foto muhabiri - muhabir). Üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde tamamladı. Eğitimi sırasında Gazi Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü Topluluğu başkanlığı yaptı. Bu süreçte birçok fotoğraf, kısa film ve belgesel projeleri gerçekleştirdi. Sırasıyla; Hürriyet Gazetesi'nde stajyer kent muhabirliği, Anadolu Ajansı’nda stajyer foto muhabirliği, Akşam Gazetesi’nde foto muhabirliği, Habertürk Gazetesi'nde kent muhabirliği, Gazete 5 haber sitesinde editörlük yaptı. Şuan Büyükşehir Basın Bürosu'nda foto muhabiri olarak görev yapmaktadır. http://about.me/bariskaykusuz/ http://twitter.com/bariskaykusuz/ https://bariskaykusuz.wordpress.com/ http://www.facebook.com/photojournalismtr http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: