RSS Feed

ELİF YEMENİCİ’YE SORDUK

Elif Yemenici 1989 yılında Eskişehir’de ve orada yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız ?
Eskişehir’de Güzel Sanatlar Lisesi’ni bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Baskı Sanatları bölümüne girdim. Burada boya kokularıyla, kalem, kağıtlarla haşır neşir olmak harika fakat fotoğraf makineleri ve kameralara olan tutkum beni ikinci bir bölümü okumaya da itti. Bir sene sonra yine Anadolu Üniversitesi’nde İletişim Bilimleri Fakültesi,Sinema ve Televizyon bölümüne başladım. Şuan ikisini birlikte yürütüyorum. Eğitimsel bilgilerin dışında kendimi tanıtmakta zorlanıyorum, yaptığım işler zaten kişiliğimin, iç dünyamın ürünleri. Çünki içimdekileri dile vurmak pek tercih etmediğim bir dışavurum şekli.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Sizce kısaca fotoğraf nedir?
Öncelikle fotoğrafı tek bir kalıba sokup, fotoğraf “şu”dur demek olmaz. İnsanın hayatını ne denli doldurduğuyla ve ne tip bir fotoğraf olduğuyla bağlantılı olarak görecelidir. Görsel bir şiirdir mesela, bir haz alma nesnesidir, estetik kaygılar taşır, karşısına oturursun ve izlersin. Yada bizim ötekine karşı duyduğumuz sorumluluğun dilidir, unutulmamak istenilen bir anın belgesidir, geçip giden hayatı bir enstantane süresi için dondurarak, ölümlülüğe karşı koyma çabasına olanak veren bir teknik ve bunun ürünleridir. Ama aslında Roland Barthes’ın yorumuyla ölüm olsa da yaşamın kendisinidir. Benim fotoğraflarım ise hayallerimin tab edilmiş halleridir diyebilirim.

-Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?
Küçüklüğümden beri makineler hiç elimden düşmedi aslında. Dedem eskiden fotoğrafçı olduğu için onun eski makineleriyle çok haşır neşir oldum. Ama ilk profosyonel makinemi 2 sene önce çizimlerimden kazandıklarımla biriktirip alabildiğimden beri zihnimdekileri daha rahat bir şekilde somutlaştırabiliyor ve kendimi bu işin içinde hissedebiliyorum.

-Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?
Anı yada belgesel nitelikli fotoğraflar çekmeyi pek sevmiyorum. Kendimden bir şeyler dahletmediğim sürece sadece gördüğümü fotoğraflamak benim için tatmin edici değil. Farklı bir açı yakalamak, perspektif, altın oran gibi şeyler de yeterli değil bunun için. O yüzden konsept fotoğraflarını seviyorum. Fotoğraf çekeceğim zaman genelde bir ön hazırlık süreci olur. Zihnimde bir tasarım yaparım, hatta zaman zaman bunun eskizlerini de çizerim, hayalimdeki konsepti oluşturduktan sonra deklanşöre basarım. Aynı resim yapacağım zaman olduğu gibi o fotoğraftaki her ayrıntıyı kendim belirlemeyi, herşeyin kendi kontrolümde olmasını seviyorum.

-Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?
Fotoğraf benim için zaman buldukça yaptığım bir hobi olmadığı için, kafamın içindekilere göre kendim fotoğraf için zaman yaratıyorum ve bu çok değişken olabiliyor. Kafamdaki fikir olgunlaştığı an hemen makineme davranıyorum. Bazen o fikirler oturmadığı zaman sancılı süreçler yaşıyorum.

-Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Hiçbir zaman “iyi” olduğuna karar vermedim. Mutmain olmak insanı kısırlaştırır.

-Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?
Şuanda işin daha çok başındayım, henüz siparişli fotoğraflardan ziyade kendim için çektiğim fotoğraflar afiş vb. bir şekilde değerleniyor. O yüzden sanat yönünden bir azalma olup olmadığını deneyimlemedim. Ama bu işverenin sizi yönlendirip kısıtlamasıyla ilgili olarak değişir diye düşünüyorum.

-Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?
Doğruları yansıtmasına gerek yok ki.
-Eğer fotoğrafçı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
Fotoğraf makinesi olmak isterdim.

-Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?
Resim iki hece, fotoğraf üç. Herzaman olduğu gibi insanlar daha ekonomik olanı yani “resim”i tercih ediyorlar. Buna gereksiz tepkiler gösterip kelimelere takılmamak lazım.

-Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?
İyiki dijital var diyorum. Açıkçası dijital olmasaydı fotoğrafçılık şuanki konumunda bile olamazdı bence. Şahsen ben analog çekerken filmlerin ziyan olabileceği korkusuyla çok deneysel şeyler çıkartamıyorum, bu da yaratıcılığıma ket vuruyor.Bu dijitalle gereksiz fotoğraflar çektiğim anlamına da gelmiyor tabi ama bir risk faktörü yok dijital çalışma sürecinde. Tabi analogun tadının ayrı olduğunu düşünenlerdenim. Sonucun ne olacağına dair merak unsuru, karanlık oda, bekleme süreci gibi şeyler işin “hoşlukları”. Fakat daha ekonomik olduğu için ve üzerinde rahatça oynayabildiğim için dijital ilk tercihim. Bu esneklik sayesinde çizim ve fotoğrafı birleştirebilme imkanı buluyorum.

-Gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz peki?
Sahneden seyircilerin içine duygu yumağı halinde dönüyorum, o da nesi, elimdeki de oscar mı ne(:

-Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?
Bu konuda elimden tutan bir yol göstericim olmadı. Kendi çabalarımla ilerlemeye çalışıyorum. Birebir ilgilendiğim öğrencim de olmadı fakat son zamanlarda sıkça duyduğum ve hoşuma giden bir durum var; fotoğraflarımı inceleyip beğenenler de bu işin içine girmek istediklerini söylüyorlar, yani farkında olmadan az biraz ilgisi olanları teşfik ediyorum sanırım. Her fotoğrafçı için yada işini güzel yapmaya çalışan insan için geçerlidir bu durum zaten. Mesela birkaç arkadaşım hiç alakaları yokken fotoğrafa merak saldılar fotoğraf makinesi aldılar ben de onlara elimden geldiğince bildiklerimi aktarmaya çalıştım. Bu şekilde ufak tefek de olsa yardım etmeye, ilgisi olanların elinden tutmaya çalışıyorum.

 

Reklamlar

About Barış KAYKUSUZ

Barış Kaykusuz gazeteci (foto muhabiri - muhabir). Üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde tamamladı. Eğitimi sırasında Gazi Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü Topluluğu başkanlığı yaptı. Bu süreçte birçok fotoğraf, kısa film ve belgesel projeleri gerçekleştirdi. Sırasıyla; Hürriyet Gazetesi'nde stajyer kent muhabirliği, Anadolu Ajansı’nda stajyer foto muhabirliği, Akşam Gazetesi’nde foto muhabirliği, Habertürk Gazetesi'nde kent muhabirliği, Gazete 5 haber sitesinde editörlük yaptı. Şuan Büyükşehir Basın Bürosu'nda foto muhabiri olarak görev yapmaktadır. http://about.me/bariskaykusuz/ http://twitter.com/bariskaykusuz/ https://bariskaykusuz.wordpress.com/ http://www.facebook.com/photojournalismtr http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: