RSS Feed

Tag Archives: barış kaykusuz

Fotoğraf Sözlüğü

Fotoğraf Sözlüğü

A/D Converter
Analog/Dijital Konvertör yani CCD üzerinde analog bir görüntüyü dijitale çeviren bir aleti ifade eder ki buna göre bilgisayar dijitale dönüşmüş olan bu sinyalleri algılayıp tanımlayabilir. Dijital kameralarda kullanılan bu alet ile kameranın kadrajına gelen ışık bilgisi renk ve görüntü olarak dijitale çevrilmiş olur.

AA – AAA Piller
AA piller, bizim halk dilinde kalem pil dediğimiz pil ebadını ifade eder. Örneğin 4 AA NiMH pil demek, 4 adet kalem pil büyüklüğünde NiMH teknolojili pil anlamına gelmektedir. AAA piller ise daha çok televizyon uzaktan kumandalarında kullanılan ve kalem pillerden daha ince ve küçük olan pilleri ifade eder.

AC adapter
Kameraların elektrik bağlantı yuvaları vardır ki buraya bağlanacak bir elektrik adaptörünü ifade eder. Bunun ile kamerayı pilsiz yani elektrik ile çalıştırmak mümkündür. Özellikle iç çekimlerde işe yarayan elektrik adaptörleri kamera paketlerinden genelde çıkmayabilir, zira opsiyonel ürünlerdendir.

Add-On Lens
Ara adaptörler ile ya da adaptörsüz objektiflere bağlanabilen ilave geniş açı, tele ya da balık gözü gibi objektifler demektir. Bazı objektiflerde ilave objektifler için yiv dişli bulunurken bazılarında bağlantı bir ara adaptör ile gerçekleşir.

AE
“Auto Exposure” olan açılım, otomatik pozlama anlamına gelir. Mevcut ışık şartlarında makinenin en uygun pozlamayı otomatik olarak yapması anlamına gelen bir sistemdir. Kameralarda basit bir AE sistemi de olabilir ya da biraz gelişmiş ve manuel olarak size ayar imkanı sunan türleri de olabilir. Otomatik pozlama sisteminin genelde üç tipi vardır: 1. Programmed, 2. Aperture Priority ve 3. Shutter Priority.

AE Lock
Otomatik poz kilidi anlamına gelen bu ifade, çekimi yapmayı düşündüğünüz alan veya objeyi kadrajladıktan sonra deklanşöre yarım basarak makinenin o alana veya objeye pozlama anlamında kilitlenmesi ve çekime hazır hale gelmesi anlamına gelir.

AF
Auto Focus olan açılımı, otomatik fokus yani odaklama demektir. Kadrajladığınız obje veya alana kamera objektifinin otomatik olarak odaklama yapma sistemi de denebilir.

Analog
En genel ifade ile görüntü ve ses anlamında dijital olmayan görüntü ve ses sistemlerine denir.

Aperture / Diyafram
Bir objektif içerisinde gözdeki iris tabakasına benzeyen ve objektiften geçen ışık miktarını düzenleyen yapraklardan oluşmuş bir düzenektir. Görüntü sensörüne düşecek ışık miktarını ayarlar. Işık miktarı bu kapağın standart mesafelerde durmasıyla ölçeklendirilir.

Aperture Priority
Fotoğraf makinelerinde A ile gösterilen bu çekim modu diyafram öncelikli çekimi ifade eder. Bu Diyafram öncelikli çekim modunda kullanıcı diyafram aralığını seçince fotoğraf makinesi çekim hızını otomatik olarak ayarlayarak pozlamanın oluşması sağlar. Bu modda diyafram açıklığı istenildiği gibi değiştirilir ve fotoğraf makinesi de deklanşör hızını otomatik olarak seçilen değere göre ayarlar.

Artifact(ing)
CCD, JPEG gibi sıkıştırma yaparak oluşan resim formatı ya da bazen objektiften ötürü resim üzerinde oluşan renk veya şekil bozulmalarını ifade eder.

Asa
Fotoğraf makinesi filminin ışığa olan duyarlılığını gösteren standart bir ölçü birimidir. Rakam ne kadar yüksekse filmin duyarlılığı artar, rakam düşükse duyarlılık azalır.

Aspect Ratio
Görüntü oranı anlamına gelen bu ifade görüntünün 3:2, 4:3, 16:9 gibi bir orantı ile çerçevelenmesi anlamına gelir. Bir çok kamera 4:3 oranlı görüntü oluştururken bazıları 3:2 oranlı çekimler yapabilir. 16:9 daha çok video çekimlerinde gerçekleşen bir orandır.

Aspherical Lens
Kenarları düzeltilmiş bir objektif şeklini ifade eder ki bu sayede daha mükemmel görüntü elde edilebilmektedir. Asferik cam objektif şeklinde de ifade edilir.

Autofocus
Otomatik fokus yani odaklama demektir. Kadrajladığınız obje veya alana kamera objektifinin yarım deklanşöre basıldığında otomatik olarak odaklama yapma sistemi de denebilir.

Automatic Exposure
Otomatik pozlama anlamına gelir. Mevcut ışık şartlarında makinenin en uygun pozlamayı otomatik olarak yapması anlamına gelen bir sistemdir.

AWB
“Outomatic White Balance” olan açılımı, kameraların çekim yaparken pozlama esnasında beyaz ayarını otomatik olarak yaptığı sistemi ifade eder.

B&W
“Black and White” olan açılımı siyah beyaz çekimi ifade eder.

Back Lit
Arka ışık ya da ters ışık anlamına gelir ki eğer siz çekimi yapacağınız obje ya da alana böylesine bir ışık geliyor ise doğru ayarlamaları yapmadıkça pozlama hatalı olacak ve resim genelde karanlık çıkacaktır.

Balık Göz
İnsan gözünün normalde 53 derece bir görüş açısı vardır. Dijital fotoğraf makinesi ve video kameralar gibi cihazların objektiflerinde bu değerin üstüne de çıkılabilir altına da inilebilir. Balık Gözü olarak adlandırılan objektif türünde görüş açısı değerleri 100 derece ile 180 arasında değişebilir. Balık Göz objektiflerde geniş abir görüş açısı neticesinde görüntülerde eğri hatlarla bükülme ve yuvarlaklık hakim olur.

Bit
Dijital hafızanın en küçük birimidir. Dijital kavram olarak 0 ve 1 i ifade eden “binary” ve “digit” kelimelerinin bir nevi kısaltılmasıdır.

Bit Depth
Bu ifade her bir pikselin temel üç renk olan Kırmızı-Yeşil-Mavi nin ya da gri tonlamanın renk derinliğine işaret eder. Her bir temel renk için en az 8 bit vererek renk bilgisi oluşturan bir piksel, 3 (kırmızı, yeşil, mavi)x8=24 bit’lik bir renk derinliğini ifade eder. 24 bit renk ise renk çözünürlüğünün 16.7 milyon renk derinliği ile oluşumu anlamına gelir.

Bitmap
Bir görüntü bilgisinin bit ile tek tek kayıt edilme metodudur. Bit ile kaydı yapılan bir çok resim formatı vardır. “bmp”, “pict”, “tiff”, “pcx”, “gif” gibi….

Blur
Fotoğraf çekimi sırasında makinenin çeşitli etkenlerle titremesi ve hareket etmesinden kaynaklanan bulanıklık etkisini anlatan bir ifadedir.

Bracketing
Fotoğraf makinelerinin çoğunda var olan bir pozlama ayarıdır. Fotoğraf makinesi bu ayara getirildiğinde kamera otomatik olarak 3 ya da 5 adet bir seri çekim yapar. Her bir çekimde poz değerini otomatik olarak değiştirir ve arka arkaya birbirine ardışık farklı ışık ayarlarında fotoğraf çekilir. Böylece siz de daha sonra bu 3 veya 5 poz resimden en mükemmelini kullanabilirsiniz.

Brightness
Dijital bir görüntüdeki her bir pikselin siyahtan beyaz doğru olan parlaklık değeridir. Genellikle parlaklıkta 0 değeri siyahı, 255 değeri ise beyazı ifade eder.

Buffer
Her hangi bir hafıza alanında geçici bir kayıt alanının oluşumudur. Mesela internetten TV seyretmek ya da radyo dinlemek istediğinizde gelen veriyi bilgisayar hafızası önce kaydeder sonra kaydettiklerini size ulaştırmaya başlar, arada kesiklik olmaması için sürekli olarak hafızada bir yere gelen veri kaydedilerek işlemin sürekliliği sağlanmış olur.

Burst Mode
Deklanşöre basıldığında kameranın hızlı bir şekilde görüntüyü oluşturabilme yeteneğini ifade eder.

Byte
Bir bilgisayar hafızasında 8 bit’ten oluşan bir bütünü ifade eder. Buna göre 8 bit 1 byte eder denir. Buna karşılık 1024 byte bir kilobyte eder.

Calibration
Renk uygunluk ayarıdır. Kalibrasyon şeklinde günümüz dilinde de kullanılmaktadır. Yani monitörde gördüğümüz renk tonajları ile baskıda gördüğümüz renk tonajlarının uygunluk arz etmesidir. İyi kalibre edilmemiş bir monitörde gerçek renkleri göremeyeceğimiz gibi neticede baskıdan çıkmış farklı tonajlara da şaşırmamamız gerekir. Bazı renk uygunluk standartları vardır. Ki bunlar çeşitli yazılımlar ile uygulanabilir. O taktirde monitörde gördüğünüz görüntü renk tonajlarının aynını baskıda görmeniz mümkündür. Tabi ki burada monitörün de elektronik olarak kalibre edilmeye müsait kaliteli bir monitör olması gerekmektedir.

Camera
İngilizcede fotoğraf makinesini ifade eder. Ama maalesef Türkçede video kamera ile karıştırılmaktadır. Dolayısıyla “digital camera” dijital olarak çekim özelliğine sahip fotoğraf makinesi demektir.

Card Reader
Kart okuyucu demektir. “Paralel”, “USB” ve “Firewire” ile bilgisayara bağlanabilen modelleri olmakla birlikte, Compact Flash, Smart Media, Memory Stick, SD ve MMC kartları okuyabilen çoklu kart okuyucular da mevcuttur. Kart okuyucular kameranızdaki karta yazılmış olan bilginin bilgisayar ortamına hızlı ve kolay bir şekilde aktarılmasını sağlayan aletlerdir.

CCD
Açılımı “Charged Coupled Device”dır. Bir görüntünün oluşumunda kameralarda kullanılan bir ışık algılama sensör çipidir denebilir. Film ya da video kaset yerine kullanılmıştır. Fakat CCD’ler analog aletlerdir. Işık bilgisi objektiften geçerek bu çip üzerine düşer, renk ve şekil oluşumu bu çip üzerinde AD konvertör aracılığıyla da dijital olarak gerçekleşerek hafıza ünitesinde kaydedilir.

Center-Weighted
Merkez ağırlıklı diye ifade edilen bir ğozlama çeşididir. Kamera pozlamayı yaparken görmüş olduğu alanın merkezini baz alarak pozlamayı oluşturması demektir.

CF
Açılımı “Compact Flash” dır. Bir hafıza kart biçimidir.

CF Type I
Şimdilerde iki tür olan CompactFlash kartlardan birinci tipi yani 5 mm liğini ifade eder. Zira kayıt alanı ikinci tipe göre daha azdır.

CF Type II
Şimdilerde iki tür olan CompactFlash kartlardan ikinci tipi yani 9 mm liğini ifade eder. Zira kayıt alanı birinci tipe göre daha fazladır, ayrıca IBM microdrive hafıza kartları da bu kategoride yer almaktadır.

CIFF
Açılımı “Camera Image File Format” tır. Kameralarda kullanılan bir resim kayıt formatını ifade eder.

Close-Up
Yakın mesafeli çekimi ifade ettiği gibi, genellikle 20 cm den daha yakın mesafeler arasında bir objektifin çekim yapabilme kabiliyetine de denir. Bazı kameralarda bu özelliğe “Macro” da denmektedir.

CMOS
Açılımı “Complementary Metal Oxide Semiconductor”dur. CCD haricindeki diğer bir görüntü algılama ve oluşturma sistemidir.

CMS
Açılımı “Color Management System” dır. Monitör ile baskı çıktısı arasındaki renk kalibrasyonunu oluşturan bir yazılım programıdır.

CMYK
Açılımı “Cyan, Magenta, Yellow, Black” tir. Dört rengi ifade eder. Bunlar: Mavi, Kırmızı, Sarı, Siyahtır. Daha çok baskı ünitelerinde kullanılan ana renklerdir.

Color Balance
Renk uygunluğunu ifade eder. Gerçek görüntü renkleriyle dijital olarak elde edilmiş renklerin uyuşması demektir.

Color Depth
Renk derinliği demektir. Tüm dijital sistemler artık en az 24-bit yani 16.7 milyon renk derinliği kullanırlar. Bu RGB yani Kırmızı, Yeşil, Mavi olan üç temel rengin 16.7 milyon tonajdan oluşumu demektir. Elbette bu da gerçek renkleri ifade etmektedir. Bu arada milyar renk tonajını yakalamış dijital sistemler de bulunmaktadır.

CompactFlash
Kısaca CF ile de ifade edilmektedir. Bir hafıza kart biçimidir.

Compression
Kısaca sıkıştırma demektir. Bir dijital kameranın oluşturduğu resim dosyası en az 640×480 çözünürlüklü olsa, bu 307200 piksellik bir resim dosyası demektir. Her bir piksel 24 bit renk derinliğine sahip olduğuna göre bu resim dosyası takriben 1 MB’lık bir dosya olacaktır demek. Bu nedenle dijital kameralar genellikle resim dosyasını sıkıştırarak kaydeden resim formatı kullanırlar ki oluşacak bu 1 MB’lık esim dosyası daha az yer kaplayarak daha fazla resim çekebilme imkanı oluşabilsin. Bunların en yaygını da JPEG resim formatıdır. Fakat sıkıştırma esnasında resim dosyasında her ne kadar bir çok kimse tarafından anlaşılamasa da veri kaybının olduğunu unutmamak gerekir.

Continuous Autofocus
Henüz deklanşöre yarım basmadan bile kameranın sürekli olarak gördüğü alana dair otomatik olarak netleme yapmasını ifade eder. Daha çok Nikon Coolpix 900 seri kameralarda bu özellik mevcuttur.

Contrast
Bir görüntüdeki parlaklık değişim miktarının bir nevi ölçümüdür.

CRW
Canon kameralarda kullanılan RAW CCD dosya formatıdır

DC
Açılımı “direct current” dır. Doğru akım demektir. Dijital fotoğraf makinelerinin adaptörleri düşük voltajlı akımla çalışır.

Deklanşör
Fotoğraf makinelerinde örtücü (obtüratör) olarak adlandırılan ve fotoğrafın çekilmesi amacıyla görüntü sensörüne görüntünün gelmesini sağlayan perdeyi çalıştıran düğmedir.

Depth of Field / Alan Derinliği
Alan derinliği demektir. DOF şeklinde de ifade edilir. Diyaframın küçük olmasıyla elde edilen bir alan derinliğidir. Fotoğraf çekerken pozlama yapılan nesnenin önünde ve arkasındaki net alandır. Alan derinliğinin 1/3 kısmı nesne ile kamera arasındaki kısımda ve 2/3 kısmı ise nesnenin arkasında oluşur. Alan derinliği etkisi objektifin diyafram açıklık değerine, nesnenin objektife olan uzaklığına ve fotoğraf makinesinde kullanılan merceklerin odak uzaklığına bağlı olarak değişir.

Digital Camera
Dijital kamera yani dijital Fotoğraf makinesi demektir. Video kamera ile ya da dijital video kamera ile karıştırılır genelde.

Digital Zoom / Dijital Zum
Kamerada kullanılan bir yazılım aracılığıyla yapılan bir zumlama eylemidir. Fotoğraf makinesinin optik olarak odaklanabildiği en uzak noktadaki görüntünün bir kısmını yazılım desteğiyle büyütmesi işlemine verilen isimdir. Bu tür zumlamayı ya da büyütmeyi bir resim uygulama programında da yapmak mümkündür. Buna interpolasyon ile yapılan büyütme de denir. Bu şilem sonucunda netliğin bozulması ve fotoğraf kalitesinin düşmesi kaçınılmazdır.

Digitalization
Dijital bir görüntünün herhangi bir resim işleme programında yüzde yüzün üzerinde büyütülmesi ile görüntü üzerinde oluşan bozulmaya denir ki dijitalizasyon şeklinde de ifade edilir.

Digitization
Analog bir görüntünün bilgisayar ortamına taşınabilmesi için dijitale dönüştürülmesi demektir.

Diyafram Değeri
f-stop adıyla bilinir. Belirli bir diyafram çapına sahip olan tüm fotoğraf makinelerinin görüntü sensörlerine aynı diyafram değerinde aynı miktarda ışığın girmesi gerekir. Bu noktada belirli durak noktaları vardır. Sayısal açıdan en büyük rakamı temsil eden duraktaki ışık miktarı bir sonraki durakta geçerli ışık miktarının tam iki katıdır.

DPI
Açılımı “dots per inch”tir. Yani her bir inç alandaki nokta sayısı demektir. Bir inçlik uzunlukta kaç adet noktacık olduğunu temsil eder. Bu ölçüm daha çok ekran teknolojisi ya da dijital baskı sistemlerinde kullanılmaktadır. Örneğin klasik baskı sistemlerinde bir resim basılacağı zaman resmin en az 300 dpi olması istenir ki baskı başarılı olsun.

DPOF
Açılımı “digital print order format”tır. Arada bir bilgisayar olmaksızın bir dijital kameranın ki DPOF destekli, yine bu formatı destekleyen bir yazıcıya bağlanarak çekilen resimlerin baskı yapılabilmesini ifade eder.

Dye Sub Açılımı “dye sublimation” dır. Baskının termal yani ısı ile bir kerede daha kaliteli fotoğraf kağıtları üzerine yapıldığı bir baskı metodunu ifade eder ki bu sistemle baskı yapan yazıcılar kendi alanlarındaki neredeyse en pahalı olanlarıdır. Zira bu baskı suya, neme daha dayanaklı ve uzun ömürlü kalabilen ve de daha hızlı baskı imkanı sağlayan bir baskı çeşididir.

Electron Bearn Coatingkavramının kısaltılmışı olup, mercek kaplamasının elektron ışını vasıtası ile buharlaştırılarak yapıldığını belirtir.

Enstantane Deklanşör hızıyla aynı anlamdadır. Ayarlandığı süre boyunca görüntü sensörünün önündeki perdenin (obtüratör) açılıp kapanmasını sağlar.

EV
Açılımı “exposure value” yani pozlama değeridir. Dijital kamera dilinde daha çok artı/eksi yönde yani daha karanlık ya da daha parlak yönde kameranın yapabildiği pozlama değerini ifade eder. +2.0 ile -2.0 arasında değişen bir cetvelde ortam aydınlatması veya karartmasının belirli ölçeklerde gerçekleştirilmesini sağlar.

EXIF
Gelişmiş dijital fotoğraf makineleri fotoğrafın hangi ayarlarda çekildiğini belirten bir bilgi dosyasını resmin içine gizlerler. Bu dosyada fotoğraf çekerken hangi ISO değerinin kullanıldığı, diyafram açıklığının ve enstantane hızının ne olduğu gibi çekimle ilgili çeşitli bilgiler vardır. Bunlar bir dijital kameranın JPEG ile oluşturduğu her bir resmin içinde kamera ve pozlama ile ilgili yazmış olduğu bilgiyi ifade eder ki bir çok resim işleme programı bu bilgiyi tanıyıp size sunabilir ve siz hangi kamera ile hangi poz değerleriyle resim çekmiş olduğunuzu bu sayede bilebilirsiniz. Bu şekilde çekimle ilgili bu bilgiler popüler resim işleme programlarının tamamı tarafından algılanıp gösterilebilir.

Exposure
Pozlama veya pozlanma demektir. Işık bilgisinin objektiften geçerek CCD üzerine düşmesi ile resmin dijital olarak oluşması da denebilir.

Exposure Bracketing
Kamerada var olabilen bir pozlama ayarıdır ki bu ayara getirildiğinde kamera otomatik olarak 3 ya da 5 seri bir resim çeker. Her bir çekimde poz değerini otomatik olarak değiştirir ki siz bu 3 veya 5 poz resimden en mükemmelini kullanabilesiniz diye…

Exposure Compensation
Poz yoğunluğu anlamına gelen bu ifade daha karanlık ve daha parlak yönde kameranın yapabildiği pozlama değerini gösterir.

f-stop
Diyafram açıklığının ya da kapalılığının rakamsal olarak ifade edilme şeklidir. Diyafram ayarının duraklarını belirtir. Mesela F2.8 küçük sayı olmasına rağmen diyaframın daha açık olduğunu, F16 ise büyük sayı olmasına rağmen diyaframın daha kapalı olduğunu ifade eder. Diyafram açıklığı standart bir ölçüdür ve her fotoğraf makinesinde aynı miktarı temsil eder.

Filtre
Fotoğraf makinesinin objektifine gelen ışığı süzmede kullanılan özel araçlardır. Cam, asetat, jelatin ya da benzeri malzemeden üretilirler. Objektifin tam önüne yerleştirilerek çekim yapılır. Gelişmiş kimi modellerde bazı özel filtreler bu tür objelere ihtiyaç duyulmadan dijital olarak uygulanır.

File Format
Dosya formatı demektir. Mesela resim dosya formatlarından TIFF, JPEG, BMP yi örnek verebiliriz. Ses veya video görüntülerinin de kendilerine göre dosya formatları vardır.

FireWire (IEEE-1394)
Daha çok yeni versiyon bilgisayarlarda özellikle Macintosh’larda var olan bir nevi bağlantı kapısıdır. Resim ve video gibi çok yer kaplayan büyük dosyaların bilgisayar ortamına Seri, Paralel ve USB bağlantı kapılarına göre çok daha hızlı bir şekilde aktarılmasını sağlar. Sony’de adı i-Link olarak ta ifade edilir.

Firmware
Bir nevi dijital kameralardaki işletim sistemidir. Ki bu sayede dijital kamera kontrolü sağlanır. Zaman zaman üretici firmalar bu işletim sistem yazılımını geliştirirler ya da var olan hataları düzeltirler ve bir üst versiyon şeklinde internet sitelerinden yayımlarlar ki o dijital kameraya sahip olanlar bu yeni versiyonu internet üzerinden kendi makinelerine aktararak daha performanslı olarak kameralarını kullanabilsinler diye.

Fixed Aperture
Sabitlenmiş diyafram demektir. Normalde zoom objektif geniş açıdan dar açıya doğru gittikçe diyafram değişir. Fakat dijital kamerada diyaframı sabit tutacak bir opsiyon var ise odak uzaklığına bakmaksızın diyafram hep aynı değerde kalarak çekim yapılabilmesidir.

Fixed Focus
Genelde maksimum alan derinliği ile çekim sağlayan, önceden fabrikasyon olarak belirlenmiş bir sabit odak mesafeli objektifi ifade eder.

Flash / Flaş
Fotoğraf çekimi sırasında pozlama yapılan ortamı anlık olarak aydınlatmaya yarayan ışık kaynağıdır. Genellikle fotoğraf makinelerine entegre olarak gelir ancak gelişmiş modellere ayrıca flaş üniteleri de takılabilir. “Built-in” ve “extra” ya da “external” flaş şeklinde dijital kameralarda yer alabilirler. “built-in” dijital kamerada var olabilen dahili flaşı, “external” ise dijital kameraya bağlanması muhtemel haricen takılabilen tepe ya da Sync kablo ile para-flaş sistemlerini ifade eder. Özellikle ışığın yeterli olmadığı alanlarda çekim için gerekli bir unsur olarak karşımıza çıkarlar. Günümüzde tamamen karanlık ortamlarda da çekim yapılmasını kızıl ötesi ışınlarıyla sağlayan özel flaşlar da bulunmaktadır. Bu tür flaşların ışıkları insan gözünün algılayamayacağı dalga boyutundadır.

Flash Memory
Bu, dijital kameralarda kullanılan dijital film ya da hafıza anlamına kullanılan bir kavramdır. Compact Flash, Smart Media, Memory Stick, SD ve MMC ve IBM Microdrive gibi dijital hafıza kartlarını ifade eder.

Flash Memory Reader
Flash hafıza kartları olarak bilinen kartlardaki bilginin bilgisayar ortamına aktarılmasını sağlayan bir alettir. Kart okuyucu da denir. “Paralel”, “USB” ve “Firewire” ile bilgisayara bağlanabilen modelleri olmakla birlikte, Compact Flash, Smart Media, Memory Stick, SD ve MMC kartları okuyabilen çoklu kart okuyucular da mevcuttur. Kart okuyucular kameranızdaki karta yazılmış olan bilginin bilgisayar ortamına hızlı ve kolay bir şekilde aktarılmasını sağlayan aletlerdir.

Flat Bed Scanner
Kağıt veya film üzerindeki resim veya yazı gibi bilgileri üzerinden geçerek tarayan ve bilgisayar ortamına geçebilmesini sağlayan optik bir cihazdır. Kısaca tarayıcı da denir.

Focal Length
Bir objektifin “odak mesafesi” demektir. En genelde “geniş açı”, “normal” ve “tele yani dar açı” şeklinde ifade edilir ve genellikle 35 mm lik kamera objektiflerine göre değerlendirilirler. Mesela 35 mm lik bir kameraya göre 38 mm objektif gibi.

Focus Assist
Bu özellik daha çok gelişmiş model dijital kameralarda mevcuttur. Buna göre kamerada gözükebilen ya da gözükmeyen bir kızıl ötesi ışığın, çekimi yapılacak alan veya objeyi kameranın tanımlaması ve netleme yapabilmesi için faaliyete girmesidir. Ki daha çok yetersiz ışıklı veya karanlık alanlarda devreye girer.

Focus Lock / Fokus Kilidi
Odak kilidi demektir. Optik zoom yapabilen fotoğraf makinelerinin tamamında bulunan ve odaklama yapılan nesneye kilitlenmeyi sağlayan bir özelliktir. Bu işlem deklanşöre yarım bastığınızda gerçekleşir. Mesela bir yola doğru kamerayı çevirip yarım deklanşöre bastığınızda netleme için makine hazırlanmış olur ki o yoldan daha sonra geçecek bir araba çekilmek istendiğinde deklanşöre hızlıca ve tam basılarak araba kareye oturtulmaya çalışılır ki daha önceden netleme kilitlendiğinden resimde odaklama yani netleme problemi yaşanmayacaktır.

Format
Dijital cihazların ve yedekleme birimlerinin içindeki bilgilerin silinerek sıfırlanması ve sıfırdan kullanıma hazır hale getirilmesi demektir.

Foto-Piksel
Görüntü sensörlerinde bulunan ışığa duyarlı fotonları tanımlar. Farlı isimler altında da anılırlar. Foto piksel ifadesi ile anlatılmak istenen, ışığın gelmesiyle elektriksel olarak yüklenen hücrelerdir. Bu ifadedeki “foto” kelimesi “foton” manasındadır.

FPS
Frame per Second kelimelerinin kısaltılmış halidir. Video ve resim gösterimlerinde saniyede gösterilen kare sayısını ifade eder. Bu rakam ne kadar yüksekse görüntüdeki akıcılık o kadar artar.

Frame
Bir video görüntüsünü oluşturan saniyede akan en az 9-15-24-30 kareden her bir sabit kareye denir.

Frame Rate
Bir video kameranın saniyede yapmış olduğu çekim oranını ifade eder. Normalde iyi bir video görüntüsü saniyede en az 24 kare çekim yapar. Fakat bu günlerde bazı kameraların video çekimleri saniyede 9 veya 15 kare şeklinde de olabilmektedir. Bunlar düşük çözünürlüklü olduklarından göz bunu pek algılayamamaktadır. Genelde bu özellik 9 fps, 15fps, 24fps, 30fps şeklinde karşımıza çıkar. Bunun açılımı mesela 24 frame per second yani saniyede akım hızı 24 kareden oluşur şeklindedir.

Gamma
Dijital kamera dilinde, bir derece eğrisine göre bir resimdeki kontrast yani parlaklık değerinin bir nevi ölçümüdür ki buna göre kontrast düzeltilmesi yapılabilir. Yüksek kontrast yüksek gamma değerine sahip iken düşük kontrast düşük gamma değerine sahip olur.

GB
Gigabyte kelimesinin kısaltılmış halidir. 1 gigabyte 1024 megabyte’a eşittir.

GIF
Yaygın dijital görüntü formatlarından biridir. Ancak dijital fotoğrafçılık alanında pek tercih edilmez.

Görüntü Sensörü
Dijital fotoğraf makinelerinde ışığa duyarlı olan ve görüntünün oluşturulmasını sağlayan bölümdür. CCD veya CMOS tipinde olan bu bölümün kalitesi ve içindeki ışığa duyarlı hücrelerin sayısı elde edilecek fotoğrafın kalitesini ve çözünürlüğünü belirler.

Görüş Açısı
Bir objektifin pozlama yaptığı ortamdaki alanın büyüklüğünü simgeler. Bu alan, çekim yapılan nesnenin objektife olan uzaklığına bağlı olarak değişmekle birlikte aynı zamanda kullanılan lense de bağlıdır. Zoom yapılınca görüş açısı daralır.

Gray Level
Resmi dijital olarak oluşturan her bir pikselin siyahtan beyaz doğru olan parlaklık seviyesidir. 0 noktası siyahı, 255 noktası beyazı ifade eder. Bu arada kalan seviyelerdir.

Gray Scale
Siyah ve beyaz arasında kalan gri renk tonaj ölçümünü ifade eder.

HDTV
Açılımı “High Definition Television” dır. Normalde televizyon ekranındaki saniyede yatay satır okuma hızı 525 satır iken bu teknoloji televizyon ya da görüntü sistemlerinde saniyede satır tarama hızı 1125 satırdır ki bu daha kaliteli görüntü demektir.

Hiperfokal Nokta
Optik zoom ayarı olmayan başlangıç seviyelerindeki dijital fotoğraf makinelerinde mercek bu noktaya odaklanmış olarak ayarlanmıştır. Bu noktayı teorik olarak şöyle tarif edebiliriz: Fotoğraf makinesi sonsuza odaklandığında, netlik bozulmadan makinenin objektifine olan en yakın mesafedeki noktadır.

Histogram
Birçok resim işleme yazılımında ve daha çok profesyonel dijital kamera sistemlerinde bulunan bir grafik analiz çizelgesidir. Resimde oluşan muhtemel kontrast hatalarını tanımlamak ve düzeltmek için kullanılır. Amacı pozlama yapılan ortamdaki ışık yoğunluğunu ölçmek ve bunu derecelendirmektir. Histogram grafiğinde ekranın solunda yoğunlaşan çizgiler fotoğrafta karanlık noktaların yoğunluğunu, ekranın sağındaki çizgilerse aydınlık noktaların yoğunluğunu temsil eder. En ideal durum tüm bu çubuk – çizgilerin ekranın ortasında yoğunlaşmasıdır. Böyle bir ayarda renkler gerçekçi ve fotoğraflar da canlı çıkar.

Hot Shoe
Kameraların üst taraflarında yer alan flaş bağlantı yerine denir. Bu harici flaş takma yuvaları sayesinde kameralarda o yere uygun tepe flaş diye tabir edilen harici flaş modelleri kullanabilir.

Hue
Temel renklerin bütün oranını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Hue aynı zamanda sadece sizin kullandığınız rengi ifade eden bir parçadır. İçinde Hue nun bir parça olduğu bir renk geçişi kullandığınızda gökkuşağı efektleri oluşturabilirsiniz.

IEEE-1284
Yüksek hızlı yeni bir bağlantı kapısını ifade eder. Daha çok kart okuyucular ve yazıcıların bilgisayara bağlantılarında kullanılır.

IEEE-1394
Daha çok yeni versiyon bilgisayarlarda özellikle Macintosh’larda var olan bir nevi bağlantı kapısıdır. FireWire olarak da adlandırılan bu bağlantı, resim ve video gibi çok yer kaplayan büyük dosyaların bilgisayar ortamına Seri, Paralel ve USB bağlantı kapılarına göre çok daha hızlı bir şekilde aktarılmasını sağlar. Sony de adı i-Link olarak ta ifade edilir.

Image Processing
Kamera dilinde bir görüntünün kamera tarafından yakalanıp kaydedilmesine kadar geçen işleme denir.

Image Resolution
Görüntü çözünürlüğü demektir. Genellikle 640×480, 1024×768, 1280×960, 1600×1200, 2048×1536 gibi rakamlar ya da 0.3, 0.8, 1, 2.1, 3.1, 4, 5, 6 milyon piksel şeklinde ifade edilir. Kameralarda, daha çok resim kalitesinden ziyade resmin hangi ebatlara kadar büyüyebileceği noktasında fikir verir.

Image Sensor
Görüntü senzörü ya da algılayıcısı demektir. Kamera dilinde CCD ve CMOS gibi görüntü algılayıcı çiplerin genel adıdır.

Image Stabilization
Görüntü sabitleme demektir. Özellikle tele zoomlu çekimlerde kamera hareketinden kaynaklanması muhtemel çekim bozukluklarını engelleyen optik veya dijital bir sistemdir.

Interlaced
Bir nevi CCD çeşididir ki daha sonraları “Progressive Scan” CCD ler çıkmıştır.

Interpolation / Interpolasyon
Yazılım aracılığıyla bir resim çözünürlüğünün ya da bir resim dosya büyüklüğünün gerçek halinden matematiksel algoritma ile daha büyük hale dönüştürülmesi demektir. Mesela 10 MB’lık bir resim dosyasının A3 ebatta basılabilmesi için Photoshop yazılımı aracılığıyla 40 MB’lık bir dosya haline dönüştürülmesi işlemi gibi.

Interpolated Resolution
Optik çözünürlüğün gerek kamera içerisinde kullanılan bir yazılım ile gerekse de bilgisayar ortamında kullanılan bir resim işleme programı ile arttırılması ile oluşan çözünürlüğe denir. Bu büyütme işlemi yapay bir büyütme olduğundan resmin belli ölçülerde bozulması söz konusu olabilir.

IR (IrDA)
Infrared yani kızıl ötesinin kısaltılmasıdır. Gözükmeyen bir ışık sinyali ile bir dijital verinin yani resmin kameradan bilgisayar ortamına aktarılmasındaki bağlantı teknolojisidir. Buna kızıl ötesi bağlantı ya da infrared bağlantı da denir. 1999 yılında daha çok yaygın halde bazı markaların dijital kamera modellerinde kullandıkları bu teknoloji şimdilerde pek kullanılmamaktadır. Zira bilgisayarlarda kızıl ötesi alıcı bir türlü standart hale gelmediğinden sırf kamerada vericinin olması bir anlam taşımamaktadır.

Işık Siperliği
Pozlama sırasında istenmeyen ışıkların objektife düşmesini engellemeyi amaçlayan ve objektifin ucuna takılan silindir şeklinde plastik ya da metal kısımdır.

Işık Ölçer
Profesyonel fotoğrafçıların kullandıkları ve pozlama yaparken nesneden yansıyan ışığın miktarını ölçmeye yarayan bir cihazdır. Bu cihazın gösterdiği ışık değerine göre gerekli diyafram ve deklanşör çekim hızı ayarı yapılır.

ISO
Klasik fotoğrafçılıkta ASA olarak bilinen bu kavram, bir kameranın ışığa karşı olan hassasiyet hızını ifade eder. Görüntü sensörünün ışığa olan hassasiyetini arttırır ya da azaltır. Genelde Auto, 100, 200, 400, 800 gibi standart rakamlarla ifade edilir. Sayının yükselmesi demek kameranın daha loş ortamlarda bile mükemmel çekimler yapabilmesi anlamına gelir.

Jaggies
Halk dilinde kullanılan bu kelime pikselizasyon olarak ta bilinir. Bir görüntünün yüzde yüz oranından daha büyük bir oranda büyütülmesi ile oluşan piksellerin normal halinden daha büyük ve bozuk gözükmesini ifade eder.

JFIF
JPEG resim dosya formatının özel bir tipidir. EXIF olarak ta bilinir.

JPEG
JPG olarak ta ifade edilir. En yaygın olan resim dosya formatıdır. Resmin 4, 8 veya 16 kat sıkıştırılarak muhafaza edilmesini sağlar. Sıkıştırma oranı arttıkça resimde gerçekleşen veri kaybı da çoğalır. Fakat bu daha çok profesyonel anlamda resim ile uğraşan kimselerin hassasiyetine giren bir konudur.

JPEG2000
2001 yılından itibaren kullanılmaya başlanan yeni versiyon bir JPEG resim dosya formatıdır. Daha fazla sıkıştırma yapabilmesine rağmen daha az veri kaybına sebep olması ile ilerideki zamanlarda bir çok kamera ve resim işleme programında kullanılması muhtemel bir resim dosya formatıdır.

KB
Kilo Byte kelimelerinin kısaltılmış halidir. 1024 byte 1 kilobyte’a eşittir.

Landscape
Kameralarda manzara çekimleri için fabrikasyon olarak oluşturulmuş bir hazır çekim modudur.

Lateral Chromatic Aberration
Kenar kromatik sapmalar olarak tercüme edilebilen bu kavram özellikle fotoğrafta çeşitli alanlarda ışığın yansıma algılanmasından kaynaklanan ve belli alanlarda farklı renk saçaklarının elde edilmesi ile sonuçlanmasını ifade eder ki, bu etki daha çok siyahtan beyaza geçiş noktalarında görülür.

LCD
Açılımı “Liquid Crystal Display” dir. Bir çeşit ekran teknolojisini ifade eder. Renkli ve tek renk yani monokrom olabilir. Mesela kameralarda genellikle ön ve son izleme yapmak için hem renkli LCD ekran hemde bir takım makine ve çekim ayarları yapmak için monokrom LCD ekran bulunmaktadır.

LED
Açılımı “light emitting diode” yani ışık saçan diod demektir. Genellikle elektronik aletlerde bir takım kontroller için kullanılan kırmızı, yeşil veya turuncu renkte ışık yayan ve cihazın herhangi bir bölümünün çalıştığını veya çalışmadığını gösteren ikaz işaretleridir.

Lens
Objektif demektir. Kameraların gözü olarak ta düşünülebilir. Birkaç dolarlık plastik objektiflerden neredeyse 50 bin dolara kadar çok farklı işler için kullanılabilen oldukça zengin bir objektif seçeneği vardır. Ve kameralardaki en önemli unsurlardan biridir. Kompakt kameralarda değişmez sabit veya zoom objektifler kullanılırken profesyonel modellerde değişebilen harici objektifler kullanılır. En genel manada objektifleri “geniş açı, normal, tele ve balık gözü” gibi 4 kısma ayırmak mümkündür.

Lithium Ion / Lityum İyon
Şarj edilebilir ve şarj adaptörü ile birlikte bazı kamera paketleri içinden çıkan bir pil çeşididir. Daha hızlı şarj edilebilirliği ve uzun ömürlülü olduğu söylense de bu tartışılır. Zira Sony, Canon ve Nikon paketlerinden çıkan Lithium pillerin şarj süreleri ve çekim ömürleri farklılık arz etmektedir.

Macro
Yakın mesafeli çekimi ifade ettiği gibi, genellikle 20 cm den daha yakın mesafeler arasında bir objektifin çekim yapabilme kabaliyetine de denir. Bazı kameralarda bu özelliğe “close-up” ta denmektedir.

Matrix Metering
Bir pozlama çeşididir ve bir çok kamerada bu seçenek vardır. Kadrajlanan alanda genelde 256 noktayı hesap ederek pozlamanın yapıldığı bir pozlama tekniğidir.

Megapixel / Megapiksel
1 milyon piksellik bir CCD çözünürlüğünü ifade eder. 1 Megapixel lik bir kamera genelde 1280×960, 2 Megapixel lik bir kamera genelde 1600×1200, 3 Megapixel lik bir kamera genelde 2048×1536 çözünürlüğündedir. Başka bir ifade ile 3.34 Megapixel bir kamera 3.34 milyon piksellik bir kamerayı ifade etmektedir.

Memory Stick
Sony’nin oluşturduğu bir hafıza teknolojisidir. Sadece Sony ürünlerinde kullanılmaktadır. 4 ila 128 MB arasında bir hafıza büyüklüğüne sahiptir ki bu zamanla değişebilir.

Metering
Mevcut ışık şartlarında bir kameranın pozlamayı hesaplamasına ölçmesine başka bir ifade ile metrajlamasına denir. Genelde “Matrix Metering,” “Spot metering” ve “Center-weighted” şeklinde anılırlar. Yani merkez ağırlıklı, tek noktaya ya da çok noktaya göre pozlama şeklinde…

Microdrive
IBM’in geliştirdiği minyatür bir hafıza ünitesidir. ya da hard-disk’tir denebilir. Compact Flash tip II büyüklüğünde olup 170MB, 340MB, 512MB ve 1GB lık farklı büyüklükte olanları vardır. Panasonic’in geliştirdiği ve çok ufak olan SD hafıza kartlarından sonra değerini yitirmiştir denebilir.

Multi Spot Focusing
Çok noktaya göre odaklama demektir. Kameranın, çekimi yapılan alanın bir çok bölgesini hesap ederek en uygun otomatik olarak netleme yapabilmesi kabiliyetidir ki bu özellik gelişmiş modellerde mevcuttur.

Multi Zone Focusing
Bu özellik Nikon D1, Nikon Coolpix 990 ve Casio QV-4000 gibi bazı modellerde var olan bir özelliktir. Kadraj genelde 9 bölgeye bölünmüş olup sizin çekmek istediğiniz obje hangi bölgede yer alıyor ise onu seçebilir ve odaklamanın sadece o bölgeye göre yapılmasını sağlamış olursunuz.

NEF
Nikon D1 pro modelinde kullanılan bir RAW resim dosya formatıdır.

NiCd
Açılımı “Nickel Cadmium” dur. Şarj edilebilir bir pil teknolojisini ifade eder.

NiMH
Açılımı “Nickel-Metal Hydride” tir. Şarj edilebilir bir pil teknolojisini ifade eder. Dijital kameralarda en fazla kullanılan bir pil çeşididir. Kalem pil büyüklüğündedir.

Noise
Çekim esnasında yeterli ışık olmamasından ya da CCD kalitesinden ötürü ya da kamerada kullanılan teknoloji zayıflığından ötürü resim üzerinde yanlış algılamadan ötürü var olan bir nevi hatalı piksellerdir. Yani kirlenmedir. Bazılarına göre gece çekimlerinde yüksek ISO eşdeğerli çekimlerde oluşan yanlış algılanmış pikselleri ifade etmektedir.

OLED
Açılımı “Organic Light Emitting Diode” tur. Yeni bir ekran teknolojisidir. LCD’ye göre daha ince ve 160 dereceye kadar yandan hiç sorunsuz parlak görüntü verebilen bir ekran teknolojisidir. Arka ışığa ihtiyaç duymadığı gibi neredeyse pil canavarı olan LCD lere göre daha az enerji harcadığı için geleceğin ekran teknolojisi olmaya adaydır.

Optical Resolution
Optik çözünürlük demektir. Daha çok CCD çözünürlüğünü ifade eder. Kameralarda kullanılan CCD lerin bir çözünürlüğü vardır ki resim bu çözünürlük içinde oluşur. Dolayısıyla resim çözünürlüğü genelde CCD çözünürlüğünün bir nebze altındadır. Mesela 3.34milyon piksel CCD çözünürlüğü ve 3.1 milyon piksel resim çözünürlüğü gibi.

Optical Viewfinder
Optik vizör

Optical Zoom
Optik zoom demektir. Dijital zoomdan tamamen farklıdır. Optik zoomun resim ve çözünürlük üzerinde hiçbir eksi etkisi olmamakla birlikte dijital zoom resmi biraz bozar. Optik zoom yapan kameraların fiyatları daha yüksektir. Özellikle uzun mesafelerde çekim yapmak isteyenlerin kamera alırken tercih etmeleri gereken bir özelliktir.

Over Exposure / Aşırı Pozlama
Resmin çok fazla pozlanmasını yani neredeyse bembeyaz şekilde pozlanmasını ifade eder ki bu tür resimleri yazılımlar ile bile düzeltmek mümkün değildir. Dijital fotoğraf makinelerinde bu tür bir durumla karşılaşıldığında kullanıcı yanıp sönen bir yumruk işaretiyle ikaz edilir. Genelde ortamdaki ışık değeri ya gereğinden çok az veya fazladır ya da objektif pozlama yapılan nesneye odaklama yapamayacak kadar yakın veya uzakta bulunmaktadır.

Panorama
Bir kameranın tek bir kareninkinden çok daha geniş bir alanda çekim yapabilme kabiliyetidir. Genelde bu tür çekimleri kameralar yanyana yapılmış 3 ila 5 adet resmi daha sonra bir yazılım aracılığıyla birleştirmesi sayesinde gerçekleştirebilir. Her kamerada olmayan bu özellik için genelde stitch adında bir yazılım kullanılır.

Parallax
Clode-up ya da başka bir ifade ile Macro yani yakın çekimlerde görülen bir olumsuzluğu ifade eder. SLR olmayan kameralarda yakın çekim yapılırken optik vizörden bakılarak çekim yapıldığında genelde çekimi yaptığınız obje çekim sonrasında kadrajlanan alandan kaymış gözükür. Bunun sebebi kayma değil vizör yakın alanlarda yanlış görüş sağlar demektir yani “parallax” tır. SLR tip kameralarda bu sorun yoktur.

PC
Fotoğrafçılıkta çok popüler ve standart olan bir tür flaş bağlantı konnektörünü ifade eder.

PCMCIA card adapter
Compact Flash veya Memory Stick gibi bir takım daha küçük hafıza kartlardaki bilgilerin diz üstü bilgisayara PCMCIA yuvadan aktarılabilmesi için üretilmiş bir adaptördür. İçi örneğin Compact Flash veya Memory Stick kart büyüklüğünde oyuk bir PCMCIA kart gibidir. Bu oyuk alana CF veya MS kart yerleştirilerek böylece dizüstü bilgisayara aktarımı sağlanır.

Pixel
Bir CCD veya ekran teknolojisinde kullanılan çözünürlük bilgisindeki her bir noktayı ifade eder. Mesela 640×480 çözünürlüklü bir görüntüde 307200 adet nokta bulunur ki bu noktaların her birine pikxel denir. Çok fazla pixel daha büyük alana baskı ya da daha büyük görüntü bilgisi anlamına gelir.

Pixelization
Bir görüntünün yüzde yüz oranından daha büyük bir oranda büyütülmesi ile oluşan piksellerin normal halinden daha büyük ve bozuk gözükmesini ifade eder.

Plug-n-Play
Daha çok windows işletim sistemi için bilgisayar ve onlara bağlanan yan ürünlerin bağlantıları noktasında kullanılan bir kavramdır. Bağlantıyı fiziksel olarak gerçekleştirdikten sonra bağlantısı yapılan cihaz ile hemen çalışmaya geçebilirsinizi ifade eder ki bu tür konular daha önceleri problem teşkil eder ve kişi bu problemi çözmek için saatlerce hatta bazen günlerce sistem ile uğraşmak zorunda kalabilirdi.

PPI
Açılımı “pixel per inch” tir. Yani her bir inç alandaki piksel sayısı demektir.

Programmed AE
Fabrikasyon olarak programlanmış otomatik pozlamaya işaret eder. Ki bu ayarlamada kamera diyafram ve çekim hızı değerlerini otomatik olarak oluşturur. Tam otomatik çekime benzer. Fakat biraz daha spesifiktir.

Progressive Scan
Bir nevi CCD çeşididir ki “Interlaced” CCD çeşidinden daha sonra bulunup kullanılmaya başlanmıştır.

QVGA
Açılımı “Quarter-VGA” dir. 320×240 boyutlu bir çözünürlüğü ifade eder.

RAM
Açılımı “random access memory” dir. Bir bilgisayarın en genel hafıza tipidir ki bilgisayar işlemcisi (CPU) bu hafıza ile bilgisayarda açılmış ve kullanılan program ya da yazılım için bir yer tutarak işlem yapılabilmesine olanak sağlar. Buna göre ne kadar RAM o kadar fazla işlem ya da fazla program ile aynı anda çalışabilme imkanı demektir.

Red-Eye
Genellikle iç çekimlerde ya da gece çekimlerinde flaşların insan gözüne çarpması ile gözde oluşan kırmızılığı ifade eden bir deyiştir. Bu problemin ana kaynağı kameralardaki dahili flaş ünitelerinin objektife çok yakın olmasıdır. Bundan dolayı fotoğrafçıların genellikle flaş ünitelerini bir ek kol ile kameraya bağladıklarını görürsünüz.

Red-Eye Reduction Mode
Kameralardaki dahili flaş modlarından biri olup kızıl göz yok edici flaş modu şeklinde ifade edilir. Ki bu mod ile yapılan insan çekimlerinde kızıl göz çekim önlenmiş olur.

Resolution
Çözünürlük demektir. Bir ekran ya da resim dosyasının büyüklüğünü ifade eder. 320×240, 640×480, 1024×768, 1280×960, 1600×1200, 2048×1536 gibi rakamlar ya da 0.3, 0.8, 1, 2.1, 3.1, 4, 5, 6 milyon piksel şeklinde ifade edilebilir. ya da QVGA (320 x 240), VGA (640 x 480), SVGA (800 x 600), XGA (1024 x 768) or UXGA (1600 x 1200) şeklinde de ifade edilmiş olabilir. Ekran teknolojisinde yüksek çözünürlük kaliteli ekran görüntüsünü ifade edebilirken, kamera teknolojisinde daha çok baskı alanı büyüklüğü noktasında bilgi verir. Zira kameralarda kaliteyi etkileyen bir çok unsur vardır.

Range Finder
İki objektif kullanan bir optik vizör çeşididir. Biri kadrajlamak için kullanılır diğeri ise CCD ye ulaşan ışık bilgisinin geçişi içindir.

RGB
Açılımı “Red, Green, Blue” dur. Yani “Kırmızı, Yeşil ve Mavi”. Dijital teknolojide en temel üç rengi ifade eder ki diğer tüm renk tonları bu renklerden oluşur.

RS-232
IBM tabanlı bilgisayarlarda bir bağlantı kapısını ifade eder. Seri bağlantı kapısı da denir. Eskilerde dijital kameralar daha çok bu kapı ile bilgisayara bağlanırdı.

Saturation
Beyaz ışığın bir renk üzerine düşen tonlanma derecesini ifade eder. Mesela bir renk yüzde yüz sature edilmiş ise hiç beyaz ışık içermediği söylenebilir. Dolayısıyla griden tonajlar içerir.

Sepia
Bazı kameralarda kullanılan dijital efektlerden birini ifade eder. Bu sayede yapılan çekim daha çok kahverenk tonajlı tek renk şeklindedir.

Shutter
Deklanşör demektir. Genellikle kameraların sağ üst kısımlarında yer alan ve ona bastığınızda resmin çekilme işlemi gerçekleşen bir butondur.

Shutter Lag
Deklanşöre basılma ile resmin tamamen oluştuğu zaman arasındaki süreyi ifade eder ki bu sürede beyaz ayar dengesi, netleme ve bunlara göre pozlama gerçekleşmektedir.

Shutter Priority AE
Çekim hızı öncelikli otomatik pozlama ile çekimi ifade eder ki buna göre kullanıcı çekim hızını belirleyince kamera diyafram aralığını otomatik olarak oluşturması sistemidir. Yüksek hızdaki çekim hızı ayarları ile hızlı hareket eden nesneler yakalanabilir.

Shutter Speed
Deklanşör hızı, çekim hızı ya da obtüratör hızı şeklinde dillendirilen kavram genellikle karşımıza 30 +bulb – 1/2000 saniye, 15 – 1/1000 şeklinde çıkar. Kameranın bir fotoğraf ya da video çekiminde bir saniyede yapabildiği hız veya bu hızda maksimum ve minimum değerlerdir. Profesyonel ve gelişkin seri kameralarda bu değerler çeşitli aralıklarda seçilerek çekim yapılabilirken, amatör kameralar daha çok bu değerleri kullanıcıya ayar imkanı tanımadan default yani fabrikasyon ayarlarda otomatik olarak yapar. 30 saniye gibi bir seçim uzun zamanlı pozlamanın yapılması için kullanılırken, 1/2000 gibi bir seçim hareket eden konuların çekimlerinde pozlamanın yapılabilmesi için tercih edilir. Dijital sistemler analog sistemlere göre bu değerlerde farklılık arz eder. Hatta her dijital kamera modelinde aynı ayar seçeneklerine rağmen farklı pozlama neticeleri ortaya çıkarak, denilebilir ki deklanşör hızı 8 – 1/750 olan bir kamera bazen 15 – 1/1000 olan başka bir modele göre daha başarılıdır. Dolayısıyla teknik sayfalarda ifade edilen değerler geleneksel anlayışa göre anlam ifade etmesine rağmen dijitalde aynı anlamı ifade etmeyebilir.

Slow Sync
Bazı kamera modellerinde yer alan bir dahili flaş modudur. Çekim hızı normalden daha yavaş olarak hareket ederek, tam kapanma sürecinde flaşın patlaması anlamına gelir. Özellikle gece, bir bina önündeki insanları ve binayı çekmek istediğinizde bu flaş ayarı ile iyi netice alırsınız.

SLR
Açılımı “Single Lens Reflex” tir. Tek objektifli kamera demektir. Ki hem kadrajlama hemde çekim için ışığın içinden geçerek pozlanması bu objektiften gerçekleşir. Daha çok değişebilen objektif kullanan porofesyonel modellerdeki bir sistemdir.

SmartMedia
Kameralarda kullanılan bir tür hafıza kart çeşididir. 3.3v ve 5v luk şeklinde iki tipi vardır. 3.3v luk olan, çok yaygın olarak kullanılan tipidir. 5v lık olan ise genellikle sadece Fuji kameralarında kullanılır.

Spot Metering
Bir pozlama çeşididir ve bir çok kamerada bu seçenek vardır. Kadrajlanan alanda genelde tek küçük bir noktayı hesap ederek pozlamanın yapıldığı bir pozlama tekniğidir.

SSFDC
Açılımı “Solid State Floppy Disc Card” tır. Smart Media kartı ifade eder.

Stitch
Kamera dilinde çekilmiş 3-5 resmin bir araya getirilip tek bir resim şekline dönüştürülmesini ifade eder. Ki bu sayede kadraja alamadığınız büyük bir alanı bir çok karede çekip daha sonra tek resim şeklinde sunabilirsiniz. Bu özellik Canon PowerShot dijital kamera serilerinde mevcuttur.

SVGA
Kamera veya ekran teknolojisinde 800×600 çözünürlüğü ifade eden bir deyiştir.

Telephoto
Zoom objektiflerde objektifin kapasitesine göre en dar açıya geldiği zamanları veya bu hale kamerayı getirme moduna ya da bu tür çekime olanak sağlayan profesyonel kameraların harici objektif tiplerini ifade eder. Mesela 35-115 mm lik optik bir zoom objektifin en tele yani en dar açı kısmı 115 mm lik kısmıdır.

TFT
Açılımı “thin film transistor” dur. Yüksek çözünürlüklü renkli LCD ekran teknolojisini ifade eder.

TIFF
Açılımı “tagged image file format” tır. Sıkıştırma yapmadan çekim imkanı sağlayan bir resim formatıdır. Sıkıştırma yapmadan dosya oluşturur ama çok yer kapladığından resim çekim sırasında işlem zamanı biraz daha uzun olur.

Time-Lapse
Belli aralıklar ile yapılan bir seri çekim modunu ifade eder. Mesela bir çiçeğin sabah açılmasını bu mod ile seçtiğiniz zaman aralıklarına göre kare kare yakalayabilirsiniz. Bu modda yapılan ardıl çekim aralıklarını siz seçiyorsunuz. Buna göre saatte 60 kare çekim de mümkün, 15 kare çekim de.

True Colors
Dijital terminolojide 24-bit yani 16.7 milyon renk derinliğini ifade eden bir terimdir. Gözün gördüğü gibi olan renkleri ifade eder başka bir deyişle.

TTL
Açılımı “through the lens” dir. Özellikle otomatik odaklama ve pozlamadan bahsedilirken işlemin optikte fiziksel olarak gerçekleştiği anlamınadır. SLR ile karıştırılmakla birlikte aynı şeyi ifade etmez.

Underexposure
Bir kameranın normal pozlamanın altında yani karanlık bir şekilde hatalı pozlama yapmasına denir. Ki bunun sebebi CCD ye yeterli ışık kaynağının gidememesidir.

Unsharp Masking
Genellikle bir resim işleme programı ile bir resmin üzerinde keskinliği arttırma ile ilgili bir uygulamadır.

USB
Açılımı “Universal Serial Bus” tır. Yeni bilgisayarlarda kullanılan bir bağlantı standardıdır. Seri ve paralel kapılara göre daha hızlı bir bağlantı kapısıdır. Şimdilerde tüm kameralar bilgisayara neredeyse USB bağlantılı olarak üretilmektedir. Bundan sonra FireWire yani IEEE-1394 olabilir.

UXGA
Ekran teknolojisinde ve kameralarda 1600×1200 çözünürlüğünü ifade eden bir deyiştir.

VGA
Ekran teknolojisinde ve kameralarda 640×480 çözünürlüğünü ifade eden bir deyiştir.

Video Out
Kameralarda video çıkış kabiliyetini ifade eder. NTSC veya PAL sinyallerinden birini kullanarak kameradaki görüntüleri veya resimleri bir TV ekranında bu ara bağlantı girişi ile görebilmeniz mümkündür.

Viewfinder
Vizör demektir. Bu sayede siz çekmek istediğiniz alanı gözünüzü ona dayayarak görür ve çekimi yaparsınız. Bazı kameralar vizör kullanmaz. Yerine renkli LCD ekran kullanarak çekim imkanı sunar. Fakat genelde tüm kameralarda hem optik vizör hemde renkli LCD ekran bulunur.

White Balance
Kırmızı, yeşil ve mavi olan temel renklere bağlı bir parlaklık ayarlamasıdır ki bu sayede resimdeki en parlak obje ortaya çıkar. Bu ayarlama kameralarda otomatik olarak yapıldığı gibi manuel olarak da yapılabilir.

Wide Angle / Geniş Açı
Objektif teknolojisine ilişkin bir kavramdır. Optik zoom objektifteki en geniş açı değerini ya da bir geniş açı objektifi ifade eder. Görüş açısı standartlardan daha fazla olan mercekleri ifade eder. Bu tür merceklerle (lenslerler / objektiflerle) daha geniş bir görüntü alanı fotoğraflanabilir. Bu tip merceklerin optik zoom kapasitesi her zaman yüksek olmayabilir.

XGA
Ekran teknolojisinde ve kameralarda 1024×768 çözünürlüğünü ifade eden bir deyiştir.

ZLR
Açılımı “zomm lens reflex”tir. Olympus’un bazı kameralarında kullandığı bir teknolojiyi ifade etmektedir. SLR tip kameralar değişebilen objektifler kullanırken ZLR tip kameralar değiştirilemeyen zoom objektifler kullanır.

Zoom Lens
Optik anlamda manuel ya da motorlu olarak zoom yapabilen objektifleri ifade etmektedir. Ki bunlar kameralarda 3x yani 3:1 oranda zoom özellikli olarak ifade edilir.

Vignetting
Objektiften kaynaklanan ve problem şeklinde algılandığından ölçümlerde dikkat edilen, ışığın düşük kaldığı alanları ifade eden bir kavramdır. Özellikle tele zum çekimlerde objektiften kaynaklanan “vignetting” yani ışığın merkezden kenarlara doğru azalması hasebiyle kararmaları ifade eder. Aynı kararmaları wide angle çekimlerde pek hissetmeyebilirsiniz.

*derleme.

METİN DEMİRALAY’A SORDUK:

Metin Demiralay 1968 yılında Isparta’da doğdu ve İstanbul’da yaşıyor.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

 

– Fotoğraf, kimse bunu itiraf etmesede yalnızlığını ki bunun içinde dünyayada ki tüm yaşananalara olan isyanını da katarak verdiğin cevaptan ibarettir.

 
Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

 

– Sorunun cevabı 3-4 yıl ama bide bana sor.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

 

– Daha iyi bir fotoğraf çekemedim maalesef.

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

 

– Sanırım kurgu bana çok daha fazla haz veriyor, kafamdakileri aktarmanın en güzel yolu olduğunu düşünüyorum.

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

 

– Her anımı fotoğrafla geçiriyorum aslında bir şekilde.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

 

– Anlamıyorum aslında benim iyi dediklerim insanlar tarafından beğenilmiyor ve  buda idare eder dediklerim beğeni alıyor bende bi terslik var sanırım.

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

 

– Sanatsal olarak soruyorsanız ben sanatçı değilim ama düşüncem o ki soyut düşüncelerin somutlaştırılmasının ölçüsü ve değerlendirilmesi asla parayla alakalı olmamalı.

Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

 

Fotoğrafçının doğrusu neyse fotoğrafta o kadar yansıtır.

 

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

 

– İnsanların sevdiği bi şeye ne dediği beni çokta incitmez ben beğeniye bakarım.

 

Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi hakkında düşünceleriniz nelerdir?

 

– Buna analog çalışan insanların cevabını tahmin ediyorum ve inanın dijital olması fotoğrafın önemini bir kez daha insanların aklına sokmak açısından ve fotoğrafın önemi açısında faydası olduğunu düşünüyorum. (buda en kısa cevap)

 

Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

 

– Çok değiştiğine inanıyorum bir kere hayatımıza bir şekilde girmeyi başardı bu cep telefonuyla bile olsa artık insanlar fotoğrafçılara bağımlı değil kendi fotoğraflarını çekebiliyor artık ve fotoğrafa bu ilgi arttıkça iyi fotoğrafın da değerlendiğine inanıyorum.

 

 

 

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı?

 

– Öyle bir şey yok henüz kafamdaki fotoğrafları malesef makineme aktaramıyorum. Bu ya benim sorunum ya da öğrenmem gereken çok şey var.

 

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

 

– Hayır olmadı ben yeni başlayanlara yardımcı olmaya çalışıyorum ama bir yandan da istemiyorum bunu yapmayı çünkü yönlendirmek onlara haksızlık olur ben fotoğrafçının zaten kendi hayatı çerçevesinde duygularını sadece kendisinin aktarmasının çok daha doğru bir yöntem olacağını düşünüyorum.

 

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler?

 

– Hayat böyle be zaten değil mi!

 

 

ELİF YEMENİCİ’YE SORDUK

Elif Yemenici 1989 yılında Eskişehir’de ve orada yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız ?
Eskişehir’de Güzel Sanatlar Lisesi’ni bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Baskı Sanatları bölümüne girdim. Burada boya kokularıyla, kalem, kağıtlarla haşır neşir olmak harika fakat fotoğraf makineleri ve kameralara olan tutkum beni ikinci bir bölümü okumaya da itti. Bir sene sonra yine Anadolu Üniversitesi’nde İletişim Bilimleri Fakültesi,Sinema ve Televizyon bölümüne başladım. Şuan ikisini birlikte yürütüyorum. Eğitimsel bilgilerin dışında kendimi tanıtmakta zorlanıyorum, yaptığım işler zaten kişiliğimin, iç dünyamın ürünleri. Çünki içimdekileri dile vurmak pek tercih etmediğim bir dışavurum şekli.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Sizce kısaca fotoğraf nedir?
Öncelikle fotoğrafı tek bir kalıba sokup, fotoğraf “şu”dur demek olmaz. İnsanın hayatını ne denli doldurduğuyla ve ne tip bir fotoğraf olduğuyla bağlantılı olarak görecelidir. Görsel bir şiirdir mesela, bir haz alma nesnesidir, estetik kaygılar taşır, karşısına oturursun ve izlersin. Yada bizim ötekine karşı duyduğumuz sorumluluğun dilidir, unutulmamak istenilen bir anın belgesidir, geçip giden hayatı bir enstantane süresi için dondurarak, ölümlülüğe karşı koyma çabasına olanak veren bir teknik ve bunun ürünleridir. Ama aslında Roland Barthes’ın yorumuyla ölüm olsa da yaşamın kendisinidir. Benim fotoğraflarım ise hayallerimin tab edilmiş halleridir diyebilirim.

-Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?
Küçüklüğümden beri makineler hiç elimden düşmedi aslında. Dedem eskiden fotoğrafçı olduğu için onun eski makineleriyle çok haşır neşir oldum. Ama ilk profosyonel makinemi 2 sene önce çizimlerimden kazandıklarımla biriktirip alabildiğimden beri zihnimdekileri daha rahat bir şekilde somutlaştırabiliyor ve kendimi bu işin içinde hissedebiliyorum.

-Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?
Anı yada belgesel nitelikli fotoğraflar çekmeyi pek sevmiyorum. Kendimden bir şeyler dahletmediğim sürece sadece gördüğümü fotoğraflamak benim için tatmin edici değil. Farklı bir açı yakalamak, perspektif, altın oran gibi şeyler de yeterli değil bunun için. O yüzden konsept fotoğraflarını seviyorum. Fotoğraf çekeceğim zaman genelde bir ön hazırlık süreci olur. Zihnimde bir tasarım yaparım, hatta zaman zaman bunun eskizlerini de çizerim, hayalimdeki konsepti oluşturduktan sonra deklanşöre basarım. Aynı resim yapacağım zaman olduğu gibi o fotoğraftaki her ayrıntıyı kendim belirlemeyi, herşeyin kendi kontrolümde olmasını seviyorum.

-Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?
Fotoğraf benim için zaman buldukça yaptığım bir hobi olmadığı için, kafamın içindekilere göre kendim fotoğraf için zaman yaratıyorum ve bu çok değişken olabiliyor. Kafamdaki fikir olgunlaştığı an hemen makineme davranıyorum. Bazen o fikirler oturmadığı zaman sancılı süreçler yaşıyorum.

-Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Hiçbir zaman “iyi” olduğuna karar vermedim. Mutmain olmak insanı kısırlaştırır.

-Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?
Şuanda işin daha çok başındayım, henüz siparişli fotoğraflardan ziyade kendim için çektiğim fotoğraflar afiş vb. bir şekilde değerleniyor. O yüzden sanat yönünden bir azalma olup olmadığını deneyimlemedim. Ama bu işverenin sizi yönlendirip kısıtlamasıyla ilgili olarak değişir diye düşünüyorum.

-Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?
Doğruları yansıtmasına gerek yok ki.
-Eğer fotoğrafçı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
Fotoğraf makinesi olmak isterdim.

-Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?
Resim iki hece, fotoğraf üç. Herzaman olduğu gibi insanlar daha ekonomik olanı yani “resim”i tercih ediyorlar. Buna gereksiz tepkiler gösterip kelimelere takılmamak lazım.

-Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?
İyiki dijital var diyorum. Açıkçası dijital olmasaydı fotoğrafçılık şuanki konumunda bile olamazdı bence. Şahsen ben analog çekerken filmlerin ziyan olabileceği korkusuyla çok deneysel şeyler çıkartamıyorum, bu da yaratıcılığıma ket vuruyor.Bu dijitalle gereksiz fotoğraflar çektiğim anlamına da gelmiyor tabi ama bir risk faktörü yok dijital çalışma sürecinde. Tabi analogun tadının ayrı olduğunu düşünenlerdenim. Sonucun ne olacağına dair merak unsuru, karanlık oda, bekleme süreci gibi şeyler işin “hoşlukları”. Fakat daha ekonomik olduğu için ve üzerinde rahatça oynayabildiğim için dijital ilk tercihim. Bu esneklik sayesinde çizim ve fotoğrafı birleştirebilme imkanı buluyorum.

-Gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz peki?
Sahneden seyircilerin içine duygu yumağı halinde dönüyorum, o da nesi, elimdeki de oscar mı ne(:

-Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?
Bu konuda elimden tutan bir yol göstericim olmadı. Kendi çabalarımla ilerlemeye çalışıyorum. Birebir ilgilendiğim öğrencim de olmadı fakat son zamanlarda sıkça duyduğum ve hoşuma giden bir durum var; fotoğraflarımı inceleyip beğenenler de bu işin içine girmek istediklerini söylüyorlar, yani farkında olmadan az biraz ilgisi olanları teşfik ediyorum sanırım. Her fotoğrafçı için yada işini güzel yapmaya çalışan insan için geçerlidir bu durum zaten. Mesela birkaç arkadaşım hiç alakaları yokken fotoğrafa merak saldılar fotoğraf makinesi aldılar ben de onlara elimden geldiğince bildiklerimi aktarmaya çalıştım. Bu şekilde ufak tefek de olsa yardım etmeye, ilgisi olanların elinden tutmaya çalışıyorum.

 

MEHMET OFLAZOĞLU’NA SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ
https://bariskaykusuz.wordpress.com/2011/06/01/mehmet-oflazogluna-sorduk/
http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography / http://twitter.com/bariskaykusuz

Mehmet Oflazoğlu. 1963 yılında Antakya’da doğdu, İstanbul’da yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız?

Öğrenim döneminde fotoğraf ile tanıştım. Jübitel fotoğraf makinesi ile öğrendiğim fotoğrafı yurt içinden ve yurt dışından edindiğim fotoğraf dergileri ile geliştirdim. Amatör ruhla çalışmalarını devam ettiğim fotoğrafı 1989 yılında İFSAK (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) ile tanışarak bu kurumun üyesi oldum. Kısafilm atölyesine katılıp kısa film çektim. Birçok kişisel gösteri hazırlayıp, Kişisel ve karma sergiler açtım. Fotoğraflarım muhtelif sanat dergilerinde yayımlandı ve fotoğraf yarışmalarında jüri üyeliği yaptım. Halen amatör ruhla çekmeye devam etiğim fotoğrafı. Fotofilm sanat merkezinin yöneticiliğini yaparak yürütüyorum.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?
Fotoğraf anı dondurmaktır. Dondurup geleceğe taşıma işlemidir. Veya teorik anlamı;

Fotoğraf doğada mevcut gözle görülebilen maddi varlık ve şekilleri, mercekler sistemi aracılığıyla ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kâğıt veya her hangi bir madde üzerinde sabitleştirilmesiyle oluşan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir.

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

Yaklaşık 30 yıldır fotoğraf çekiyorum. Yaşamımı idame ettirebilmek için başka işle uğraşmak zorunda kaldım ama fırsat buldukça fotoğrafla ilgileniyordum.

2009 senesinin başından beri hayalimdeki proje olan sanat merkezi projesini gerçekleştirmek için diğer işlerimi bırakıp tamamen fotoğrafa yöneldim.

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

Belgesel fotoğraf çekiyorum. Bana daha çok keyif veriyor. İnsanlarla ilişki kurabilmemi sağlıyor. İnsanların o anını ve çevresini olduğu gibi kaydetmeyi, psikolojik ve duygusal yönlerinin de zenginliğini fotoğrafa yansıtabildiğim için vazgeçemediğim fotoğraf dallarından biridir.


Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?
Fırsat buldukça diyorum, ama artık fırsat yaratıp mümkün olduğu kadar zaman ayırmaya çalışıyorum. Hafta sonlarını ve hafta arasını fotoğrafa ayırıyorum. Çünkü onunla yaşıyorum.
Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Fotoğrafa baktığım zaman, kompozisyon da rahatsız eden bir şey yoksa kendini ifade edebiliyorsa ışığı yerindeyse iyi fotoğraf diye ayırıyorum.

 

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

Elbette azalma oluyor. Çünkü fotoğrafı başkasına beğendirmeniz gerekiyor. Fotoğrafı başkası için çekiyorsunuz. O da parayı verecek olan kişi. Dolayısıyla sanatın dışında kalıp ticari meta ya dönüşüyor.


Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

Fotoğraf “An’ı” dondurduğu için tamamen doğruyu yansıtır. Tabiî ki müdahalesiz fotoğraf ve reklâm, tanıtım için çekilmeyen fotoğraflar için geçerlidir.

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

Kızıyorum tabi, insanlar ayırsın istiyorum artık bunları. Hatta çoğu zaman izah etmeye çalışıyorum,

Dijital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

Dijital fotoğraf, fotoğraf sevgisini artırdı. İnsanlar Fotoğrafı daha kolay çekebildikleri için merak saldılar. Çekip anında netice görebiliyorlar. Amatör fotoğrafçılar arttı.  Sokakta hep rastlıyoruz. Herkesin boynunda fotoğraf makinesi. Tabi bu da daha çok belge daha çok fotoğraf demektir.


Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

Fotoğrafı gün geçtikçe insanlar benimsiyor. Kanıksadılar artık, daha önce fotoğrafa önem vermeyen insanlar bile bende fotoğraf çekiyorum veya çekmek istiyorum demeye başladı. Sanırım bu da teknolojinin bir nimeti olsa gerek.

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

Yok tabi, çünkü hepsi benim için kıymetli, onlar benim eserim. Bazen çekim dönüşünde oturup çektiğim fotoğrafları incelerken bugünün eseri bu diyebiliyorum. Ama sadece o an için. Sonra bakıyorum hepsi birbirinden kıymetli onun için ayıramıyorum.

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

Ben ne yazık ki bu konuda şansızım. Fotoğrafı taşrada öğrendiğim için yayınlardan ve mahalledeki fotografçılardan faydalanarak kendimi geliştirdim. Oda çok kısıtlı idi. Ama şimdiki gençler çok şanslı. Kaynak yeteri kadar var ve yardım eden de. Benim çevremde yetiştirdiğim demeyelim ama yarım ettiğim teknik bilgi verdiğim çok arkadaşlar var. Olmaya da devam edecek. Çoğu zaman da söylüyorum bilmediğiniz ve takıldığınız ne varsa mutlaka sorun öğrenin. Bilgiyi paylaşmaktan çok mutlu oluyorum.

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki

görüşleriniz neler.
Ben katılmıyorum. Her sanat dalı kendi içinde ayrı bir dünyadır. Ne kadar içine girersen o kadar yer edinirsin. Tamamen üretim ve paylaşımla ilgili, Üretip ve paylaştığın sürece daima yerini korursun.


Son olarak çerçevesini sizin belirlediğiniz bir “fotoğraf” yorumu alabilir miyiz?

Beyoğlu istiklal caddesinde tango yapan bir çift. Kız uzun boylu, mini siyah etek, üstüne askılı bluz ve yüksek topuklu ayakkabı giymiş. Erkek partneri de uzun boylu klasik siyah pantolon ve gömlekle dans ediyorlar. Tangonun artistik hareketlerinden birinde erkek sağ bacağını kaldırıp partnerinin sol bacağının arkasına dayayıp geriye doğru yatırırken bir an öpecekmiş gibi duruyor. İşte o an.

 

TOYGAR DÜNDAR’A SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ
https://bariskaykusuz.wordpress.com/2011/05/19/toygar-dundara-sorduk/
http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography

Toygar Dündar, 1979 yılında Ankara’da doğdu. Ankara yaşıyor.

Kendinizi biraz tanıtır mısınız ?

1979 Ankara doğumluyum. Babamın hakim olmasından dolayı Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yaşadım ve çeşitli okullarda okudum. 1991 yılı Erzincan görevi sırasında babam kısa bir süreliğine aile ziyareti için  Ankara’ya gelirken bana fotoğraf makinesi almasını istedim. Bana kendi makinesi olan akıllıbıdık makineyi verdi. Ben ise onu istemediğimi bana objektifli bir makine almasını istediğimi soyledim. Beni kırmıyan babam Ankara dönüşünde Rus Zenit marka makine getirmişti. Gördüğüm herşeyi çekmeye başlamıştım. Makineye de alışıktım çünkü çocukken bana yasak olmasına rağmen  babamın Agfa makinesiyle oynardım. Bir de o makinayı oynarken bozmuş sonra da tamir etmiştim. Babam üniversite öğremini o makineyle fotoğraf çekerek tamamladığı için onun için çok değerliydi.  Bir diğer oyuncağım ise dedemden kalan kırmızı kutu şeklinde 6*9 çeken Kodak makine idi. Ama ne tesadüftür ki 1992 Erzincan depreminde hem babamın Agfası hem benim ilk makinem hem de dedemin Kodak’ı enkaz altında kalmıştı.

Böylece depremden sonra tayin olduğumuz Ankara günlerim başladı. Makinem yoktu çünkü makineler pahalıydı. Harçlıklarımı biriktirmeye calışıyordum ama bir türlü denkleştiremiyordum. 1995 yılında bir kitapçıda gördüğüm fotoğraf dergisinin 2. sayısını aldım ve ordaki numarayı aradım. Telefonu Özer Kanburoğlu açmıştı. Kendimi tanıttım ve fotoğrafı nasıl öğrenebileceğimi sordum. Bana ya FSK yada AFSAD’a gitmem gerektiğini söyledi. FSK’da fotoğraf temel eğitim dersi aldım ve o günden sonra fotoğraftan kopmadım. Lisede arkadaşlarım kızlarla gezerken ya da kahvehanelerde okey/batak oynarken ben FSK’nın karanlık odasında film yıkayıp fotoğraf basardım. Çankaya üniversitesinde okurken de fotoğraftan kopmamıştım. Gezilere gidiyor,  fotoğraf çekiyordum. Bir tesadüf sonucu Akşam gazetesi spor servisi müdürü Nezir Önal’la tanışmam beni fotoğraf sanatından Foto muhabirliğine adım atmamı sağladı. Sırasıyla Akşam, Güneş, Hürriyet ve Star’da ücret almadan çalıştıktan sonra profesyonel yaşamıma Büyükşehir Belediyesi basın merkezinde devam ediyorum.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

Barış’cığım bu aslında çok zor bir soru. Çünkü yüzlerce cevap taşıyor sorun. Bende sana klişe olmuş ama bence en çok anlam taşıyan cevapla cevap vereyim. Fotoğraf anı yakalamktır. Yani “O AN”dır

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

Kendimi tanıtırken aslında bu soruna cevap verdim fakat 1995’ten beri.

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

Ben foto muhabiriyim, haber ve belgesel Fotoğrafları ilgimi daha çok çekiyor. Çünkü bence insansız anı olmaz.

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

Günmün tamamı fotoğrafla geçer. Haberde fotoğraf çekmiyorsam büroda  internetten fotoğraf sitelerine bakarım . Fotoğraf üzerine yazılan makale ve yazıları okururum çünkü bence fotoğraf tutkudur,  sadece deklanşöre basmak değildir. Hiç birşey yapmazsam makinemi temizler onu severim,  çünkü makine foto muhabirinin  biricik dostu sevgilsi.  Bence siz ona ne kadar zaman ayırırsanız bir süre sonra sizin bir parçanız oluyor.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

İyi fotoğraf kendini gözterir.  Renkleri, ışığı,  kompozisyonu yüzlerce kare içinden bağırır, kendini gösterir.  Eskiden ışıklı masa üstünde dialarıma bakarken de böyleydi.  İyi karem kendini gösterirdi şimdi ise yüklediğimde küçük görünümde bile iyi kare kendini belli ediyor  bence.

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

Vallahi  Barış’cığım ben Ara Güler ekolünü benimseyenlerdenim ben foto muhabiriyim.  Fotoğraf sanatçısı değilim.  Fotoğraf sanat değildir demiyorum ama fotoğraf sanatı yapmakta sanatçısı olmakta kolay değil.Günümüzde cebinde parası olan ve teknolojinin en üst ürünlerini  alan insanlar bu teknolojinin getirdiği iyi kalite görüntülerle ben sanatçıyım diyor sanatçı öyle kolay mı yetişiyor canım. Emek nerede, çaba nerede o yüzden bir kaç sanatçı dışında .Türkiye’de fotoğraf sanatçısı olduğuna inanmıyorum. Fotoğraf sanatını ucuz hale getirdiler.

Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

Fotoğraf bir aynadır yalansızdır. Tabii ki oynamadıysanız.

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

Ben ressam değilim foto muhabiriyim diyorum.

Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

Dijital fotoğrafa karşı değilim. Tabii ki analog makine günlerini özlüyorum bir kere heyecanımızı öldürdü çektiğimiz fotoğrafın sonucunu  görmek için karanlık odada saatler harcar ya da fotoğrafçıya koşardık. Haberde büroya dönerken hep aklımızda aynı soru olurdu acaba net mi, acaba oldu mu. Merak heyecan duygumuzu öldürdü bence dijital makineler. Şimdi çekiyorsun saniyeler sonra çektiğin kare karşında. Bu arada ben photoshopta yapılan zorlama sanat fotoğraflarına da karşıyım, o sanat falan değil. Bende kulanıyorum ama sadece karanlık oda gibi kulanıyorum. Nasıl karanlık odada ışık renk yapıyorduksa şimdide bilgisayarımda o kadarını ve bazı ufak tefek kadrajların dışında kulanmıyorum. Buna karşı çıkabılmek adına öğrendim ama asla zorlama fotoğraf yapmadım yapmamda . Çünkü fotoğraf yalın olmalı sade olmalı. Görüyorum soyut fotoğraf yapmak adına bılgısayarda uydurma şeyler yapıyorlar bide bunu fotoğraf diye sitelere koyuyorlar o fotoğraf falan değil soytarılık bence.

Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

Çok  fazla değişti bence çünkü teknoloji gelişti.  Eskiden zor olan fotoğraf şimdi kolay. Herkes fotoğrafçı, herkes  fotomuhabiri çünkü ceplerindeki telefon bile fotoğraf çekiyor.  Artık insanlar sizin yaptığınız seyi küçümsüyor.  O ne canım bende yaparım altı üstü düğmeye (deklanşör)  basmak değil mi diyor.  Ama onlara versen d700ü bomba diye karakola götürürler, değil fotoğraf çekmeyi deklanşöre bile basamazlar,  yerini bulamazlar. Hani cok basitti…

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

Tabii ki var hemde çok şimdi aklıma gelmiyor. Zaten bir çok fotoğrafımı paylaşmıyorum.  Saklıyorum çünkü onları ben kendim için çektim haber fotoğrafları hariç tabii,  kendim için çektiklerimden bahsediyorum.

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

Hocam Taccetin Teymur her zaman ustam olmuştur. Hala fotoğraflarıma bakar ve yorum yapıp  beni geliştirir. Onunla beraber Ankara fotoğraf grubunda devam ediyorum.  Bir de hiçbir zaman tanışmak fırsatım olmasa da Ara Güler fotojurnalizim de en büyük yol göstericim.  Fotoğraf dersleri de verdim.  Hala da zaman zaman çağırdıklarında veriyorum yüzlerce yetiştirdiğim insan vardır.

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler.

Nankör olan fotoğraf dünyası değil bence o dünyanın içindeki nankör egolarına mahkum olmuş insanlar var.

MERVE MATARACI’YA SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ
http://www.facebook.com/bariskaykusuzphotography

Merve Mataracı, 1990 yılında Trabzon’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

-Fotoğraf, dünü belgelerken yarının varlığına inandırır bana göre. Ve bunu bugünü kullanarak yapar. Bu sebeple ben fotoğrafı hep inançlarımı tazeleyen mucizevi bir şey olarak gördüm.

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

-5 yıldır fotoğrafla ilgileniyorum.

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

-Benim gönlüm belgesel fotoğraftan yana oldu hep. Daha çok heyecanlandırdı. Ama yakın zamanlarda kurgu fotoğrafları, kavramsal fotoğraflar çekiyorum. Sanırım okulum bitene kadar her tarzla biraz yoğrulup sonrasında biriyle mezun olacağım.

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

-Çok göreceli, bir gün hatta bir kaç gün makineyi elime almadığım oluyor. Ama fotoğraf yüzde atmış beyinde bitiyor bana göre. Çekmek ise saniyeler alıyor. O yüzden her saniye fotoğraf üreten biri değilim. Daha çok oluşturma kısmına vakit harcıyorum.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

-Öncelikle teknik yeterliliği önemli, ve özgünlüğü elbette, izleyenlere göre değil çoğu zaman fotoğrafın sahibine göre özgünlüğü.Yani ben çektiğim bir fotoğrafın diğer fotoğraflarımın tekrarı olmadığını fark ettiğim an doğru yoldayım diyorum.Ve en önemli noktalardan biri de gönül bağı.Bunu bu işe gönül vermiş herkes anlayabilir.Fotoğrafı karşınıza koyup içinizdeki adalet terazisini serbest bırakıp ’’ Bu benim fotoğrafım’’dediğinizde bütün sorularınız cevaplanacaktır.Öte yandan benim her fotoğrafımın bir hikayesi vardır.Şayet yoksa benim -iyi fotoğraf-  kriterimin dışındadır.Bu elbette çok kişisel bir yargı.

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

-Oluyor elbette. Çok normal. Sanat adı altında üretilmiş fotoğraf değil sadece, her hangi bir esere paha biçmek bu sonuçları doğuruyor ne yazık ki.

Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

Herkes biliyor artık fotoğraf ile resim arasındaki farkı. Ama bunun gibi dil alışkanlığı yüzünden yanlış kullandığımız o kadar kelime var ki. Ben elimden geldiğince uyarıyorum elbette.

Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

– Çok mutluyum açıkçası. Artık herkes mutlu anlarının, etkilendiği ‘o anların ‘ fotoğrafını çekebiliyor. Aynı zamanda fotoğraf çekmek ve öğrenmek isteyenlere kendilerini hızla geliştirme imkanı tanıyor dijital makineler. Diğer yandan da çok çabuk tüketiyor olmak kötü elbette. Denge yakalandığında her şey güzel olacak. Film tabanlı fotoğraf çekmek yada dijital ortamda çalışmak tamamen tercih olmalıdır. Keza iki tarafında sancağını taşıyan çok iyi ismiler var.

Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

-Önceleri belli mecraların ilgi alanı olan ve ihtiyaç diye nitelendirdiği fotoğraf şimdi her alanda olmazsa olmaz oldu. Bu güzel bir şey elbette. Ama bu fotoğraf ihtiyacı fotoğrafçı ihtiyacı getirdi. Bu durumda da herkes fotoğrafçı oldu. Bu olağan ama can sıkıcı süreçte beni tek sevindiren şey teknolojinin olanakları. O durmaksızın gelişiyor.

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

-Yeğenime doğduğunda çektiğim kare en beğendiğim olsa gerek. Ama oldukça duygusal bir yaklaşım bu. İyi ki bu işi yapıyorum, doğru yerdeyim dediğim bir andı. Ve o fotoğrafa baktığım her an bu duyguyu yeniden yaşıyorum.

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

-Beni üniversiteye hazırlayan hocam, sıkıca elimi tuttu ve bıraktığında avcumda bir dolu şey vardı. Sanırım hakkını ödeyemem. Ve okulda bildikleri her şeyi paylaşmak için bekleyen çok değerli hocalarım var. Kendimi şanslı hissettiriyorlar. Benim yardım etmeye çalıştığım arkadaşlarım var elbette.

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler.

-Ben öyle düşünmüyorum. Bana bunu düşündürecek bir şey yaşamadım henüz. Öyle olsa dahi ben işini doğru yapan ve daha iyi yapmak için inancı olan herkesin bunu avantaja çevireceğini düşünüyorum.

İSMAİL TÜRKOĞLU’NA SORDUK

Röportaj: Barış KAYKUSUZ

İsmail Türkoğlu, 1956 yılında Samsun’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor.

Klişe olmuş sorudan başlayalım. Size göre kısaca fotoğraf nedir?

Benim için 3. gözdür.

Kaç yıldır aktif olarak fotoğrafın içinde yer alıyorsunuz?

Lise hayatımdan bu yana fotoğraf sevenlerdenim.

Daha çok fotoğrafın hangi dalıyla ilgileniyorsunuz?

Fotoğrafın genelini sevdiğimden böyle bir ayrımı hiç yapmadım.

Gününüzün ne kadarını fotoğrafa ayırıyorsunuz?

Yanımda heran küçükte olsa bir makine taşıdığımı var sayarsanız sorunuzu cevaplamış olurum sanırım.

Çektiğiniz bir fotoğrafın ”iyi” olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Hiç iyi fotoğrafım olmadı ki,sadece çekerken aldığım hazzın iyi olduğunu söyleye bilirim.

Fotoğrafın içine para konusu girince, sanat yönünden bir azalma oluyor mu?

3.şahıslar işin içine girince doğal olarak para sanat konusunda zorlayıcı oluyor.

Fotoğraf ne kadar doğruları gösterir yansıtır?

Yansıtmak istediklerinle alakalı bu birazda. İstediklerinizi kadrajdan eksilterek doğruları dışlamış olma riskiniz her zaman vardır.
Fotoğrafa resim diyenler olunca tepkiniz ne oluyor?

Zaman zaman bende kullanırım bu fazlaca abartılacak bir şey değil.
Fazla kuralcı değilimdir.
Digital fotoğrafçılığın, fotoğraf üzerindeki etkisi üzerinde ki düşünceleriniz neler?

Ustalar kızabilir ama, hayatı zorlaştırmamak gerekir diye düşünüyorum. Zaman hızlı akıyor çağa ayak uydurmak gerekir. Fotoğrafın bence genele yayılmasına katkısı oldu diye düşünüyorum.

Son on yıl içerisinde insanların fotoğrafa bakış açısı ne derece değişti?

İnsanlar artık fotoğrafa dışardan bakmayarak teknolojik gelişmelerle fotoğrafın içine girdiğini gözlemliyoruz. Buda olumlu bir bakış açısı oluşturuyor.

Eser üretenler genelde bu cümleyi kamuoyu ile paylaşmasalar da sizin “çektiklerim içinde en çok beğendiğim budur” dediğiniz bir fotoğraf var mı varsa o fotoğrafı bize anlatır mısınız?

Her seferinde ‘Beni orada bir kare bekliyor’diyen birisi için zor soru. Her zaman daha iyisi olur diyerek cevaplarım bu soruyu.

Fotoğraf konusunda zamanında sizin elinizden tutan hocam dediğiniz ve sizinde şimdi yetiştirdiğiniz, yardım ettiğiniz insanlar var mı ?

Fotoğraf konusunda benim hocam Lisedeki RESİM  Hocam :Zahit BÜYÜKİŞLEYEN  olmuştur.Bilgi alışverişi yaptığımız insanlar var etrafımda .Bu toplumdan aldıklarımı bu topluma bırakmam gerektiğine inanan bir ekolden geliyorum.

Fotoğraf dünyasının nankör bir dünya olduğunu söyleyenler var sizin bu konuda ki görüşleriniz neler?

Beklentilerle ilintili bu birazda. Ne bekliyorsunuz? Sanat sanat içinse karşılığı yok saymak gerekli. Farklı şeyler bekliyorsanız rekabet kaçınılmaz .

Son olarak çerçevesini sizin belirlediğiniz bir “fotoğraf” yorumu alabilir miyiz?

Teknik söylemleri bir yana bırakırsak yorumum en basit şekliye şu olabilir :Hayatın içinden ,hayata dair herşey  herkes tarafından farklı görülmeli.